Domateslerinizi Kışa Hazırlayın

1

Ekolojik çeşitliliği ile müthiş bir zenginlik sunan Anadolu’nun bereketli topraklarının nadide lezzetlerini mevsiminde tüketmenin önemini kendi ürünlerimiz ile her zaman vurgulamaktayız. Domateslerin lezzetinin doruk noktasında olduğu şu günlerde umarız ki hem kahvaltılarınızda ve salatalarınızda hem de yemeklerinizde bol bol domates kullanıyorsunuzdur. Peki bu lezzetin birazını da kışa saklamaya ne dersiniz? Eğer biraz vaktiniz varsa, pazarda bulduğunuz en güzel domatesler ile konserveler hazırlayarak eski günlerdeki gibi bir kış hazırlığı yapabilirsiniz. Bunu yapmak için en doğru zaman, Ağustos ayının sonları ve Eylül ayının başlarıdır, yani domatesin lezzetinin doruk noktasında olduğu zaman. Domatesleri soyduktan sonra ister, küp küp kesin isterseniz de mutfak robotundan çekerek püre yapın. İçine çok az miktar tuz ekleyerek tencerede ısıtın. Bu sırada kavanozlarınızı da kaynatarak onları sterilize etmeniz gerekir. Bu iş için bulaşık makinenizi de kullanabilirsiniz. Bütün kavanozlarınızı bir sefer bulaşık makinesinde yıkayın. Daha sonra makineden sıcak olarak aldığınız kavanozlara ısıtılmış domates püresi ya da küplerini koyun ve daha önce kullanılmamış bir kapak ile sıkıca kapatarak tezgahın üzerinde ters çevirin. Soğuyana kadar bu şekilde bekletin. Daha sonra soğuyan kavanozları güneş görmeyen bir kilere kaldırın. Artık yaz domatesinin mükemmel lezzetini kış boyunca yemeklerinize katabilirsiniz.

Bamya Yemeği

2

Malzemeler
1kg. Taze bamya, yıkanmış, sapları bamya delinmeden ayıklanmış
1 adet Patates, soyulmuş, iri küp şeklinde kesilmiş
1 adet Domates, soyulmuş, doğranmış
1 adet Kuru soğan, soyulmuş ve ince doğranmış
1 adet Domates salçası
2 çay k. Tuz
2 çorba k. NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
1 çay k. Toz şeker

Yapılışı
Bir tencereye tereyeğını koyun, eriyince içinde soğanları kavurun. Soğanlar pembeleştikten sonra salçayı ekleyin ve 2-3 dakika daha kavurmaya devam edin. Bamyaları, tuzu, toz şekeri, patatesleri ve domatesi ekleyin. Üzerini geçecek kadar sıcak su ekleyerek, ortalama 20-25 dakika ya da bamyalar ve patatesler yumuşayıncaya kadar pişirin.

Osmanlılar’dan Kalma Meyveli Yemekler

01

Fatih Sultan Mehmet dönemi yemekleri ile ilgili en önemli bilgi o dönemlerde çok özenle tutulan ve hemen hiçbir ayrıntıyı atlamayan Matbah-ı Amire (mutfak) defterlerinden gelmektedir. Bu bilgiler yemek reçeteleri açısından detaylı olmasa da, satın alınan yiyecek maddelerinin kaydının tutulması açısından başlı başına bir bilgi hazinesidir. Saray’da mutfak o kadar önemli bir yere sahipti ki, Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılan Topkapı Saray’ında, 8 ayrı bölümden oluşan 5250 m²’lik bir mutfak alanı vardı. Padişah için ise Kuşhane mutfağunda yemek pişirilirdi. Damağına düşkünlüğü ile bilinen Fatih Sultan Mehmet’in en sevdiği yemeklerden birisi ise kavun dolması imiş. Yazları kavun dolması ile sofrasını şenlendiren sultan kış mevsiminde de elma dolması yerdi.
Osmanlılar döneminden kalma bir yemek alışkanlığı olan meyveli yemekler, ilk etapta günümüzdeki yemek alışkanlığımız ve damak tadımıza uymadığını düşünsek bile, meyvelerin tatlılığı ve et yemeklerinin tuzlu tadının birleşiminden oluşan tezatlık müthiş bir lezzet ikilisi oluşturmaktadır. Haşlanmış tavuk, üzüm, kayısı ve tarçınlı bir yemek olan Ballı Mahmuddiye, kuru erikle yapılan et yahnisi, pekmez ile pişirilen tatlısı et yahnisi Osmanlı’lar zamanından kalan en güzel örneklerdendir. Eğer birgün karşınıza bu tip meyveli bir yemek çıkarsa mutlaka o yemeğe bir şans verin, pişman olmayacaksınız.

Patlıcanlı Pilav

02

Malzemeler
2 su bardağı Pirinç
2 adet Kemer patlıcan, alacalı soyulmuş, ufak küp şeklinde doğranmış
3 su bardağı Et suyu veya su, kaynatılmış
3 çorba k. Zeytinyağı
1 adet Soğan, ince kıyılmış
1 çorba k. Çam fıstığı
1 çorba k. Kuş üzümü
2 çay k. Tuz
1 ½ çay k. Karabiber
1 çay k. Tarçın
1 çay k. Yenibahar
Kızartmak için yağ

Yapılışı
Pirinçleri, ½ çay kaşığı tuz eklenmiş sıcak suda 30 dakika ıslayın. Bu sırada patlıcanları kızgın yağda kızartıp, kağıt havlu serilmiş bir tabağa çıkartın. Duru su çıkıncaya kadar yıkayın, iyice süzdürün.Tencerede zeytinyağını kızdırın, önce çam fıstıklarını renk alıncaya kadar sonra soğanı kavurun. Pirinci ekleyin ve şeffaflaşana kadar kavurun. Daha sonra bütün baharatları ve tuzu, su veya et suyunu, kuş üzümünü ve patlıcanı ekleyin, bir kere karıştırdıktan sonra kapağını kapatın, orta hararette bir ateşte üstü göz göz olup, suyunu çekinceye kadar pişirin. Ateşi kapattıktan sonra kapakla tencere arasına kağıt havlu koyun, 15-20 dakika demlenmeye bırakın.

Yazın hararetini karpuz ile atın….

karpuz

Yaz sıcakları bastırdığı zaman aklımıza ilk gelen meyvelerden birisidir karpuz. Serin serin şekerli tadı ile hem hararetimizi alır hem de enerji verir. Yemek kültürümüzün bir parçası olan beyaz peynir ve karpuz ikilisi ise çoğu zaman başlı başına bir öğün olarak bile yenilebilir. Aslında su ve şekerden oluşan karpuzda küçüksenmeyecek derecede vitaminler bulunmaktadır. Bir insanın günlük A ve C vitamini ihtiyacının bir kısmını karşılayan karpuzda ayrıca yüksek miktarda potasyum ve magnezyum da bulunmaktadır. Bunlara ek olarak domateste de bulunan ve kansere karşı etkili olduğu likopen maddesi de karpuzun kırmızı olmasının başlıca sebebi. Karpuzun mineral ve vitaminlerinde yararlanabilmek için bu yaz karpuzu bolca tüketmek hem sağlığınız için faydalı olacak hem de içinizi ferahlatacak. Eğer karpuzu yemek yerine farklı bir şeyler yapmak isterseniz, karpuzun suyunu sıkıp buz kaplarında dondurabilir ve suyunuza, ya da meyve kokteylerinizde kullanarak farklı bir görünüm ve lezzet yakalayabilirsiniz.

Cunda Usulü Ahtapot

ahtapot

Malzemeler
1 kg. Ahtapot dövülüp dinlendirilmiş
½ su bardağı Beyaz şarap
1 su bardağı Su
2 diş sarımsak, ezilmiş
¼ su bardağı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
1 adet Limonun suyu
4 adet Közlenmiş kapya biber, kısa şeritler halinde kesilmiş
¼ demet Dereotu, doğranmış
1 tutam taze Kekik
Taze çekilmiş karabiber
Tuz

Yapılışı
Ahtapotun gözlerini ve kursağını çıkarıp, temizleyin. Ahtapotu bütün olarak bir tencereye koyun. İçine su, beyaz şarap ve sarımsakları ekleyin ve ahtapotlar yumuşayıncaya kadar, ortalama 45 dakika, pişirin. Pişen ahtapotun bacaklarının üzerindeki vantuzları temizleyin. (İsterseniz üzerinde de bırakabilirsiniz). Tek lokmalık parçalar halinde kesin. Bir kasede limon suyu ve zeytinyağını çırpın. İçine taze kekik ve karabiber ve tuz ekleyin. Ahtapot parçalarını, dereotu ve kapya biber şeritlerini ekleyip iyice karıştırın. Servise hazırdır.

Bir kahvenin kırk yıllık hatırı vardır!

kahve

Türkler’in kahveye verdiği önemi vurgulayan bu söz bizimle o kadar özdeşleşmiştir ki, sohbet etmek istediğimiz, birlikte vakit geçirmek istediğimiz kişileri hemen kahveye davet eder, ya da beraber kahve içmeye gideriz. Kahve içmek bize Osmanlılar zamanından kalan çok değerli bir alışkanlıktır. Alışkanlık dememizde ki sebep, Türkler için kahve içmek, tamamen keyfe dayalı bir aktivite olup asla aceleye getirilmez.

Osmanlılar döneminde ilk içilmeye başlanan kahve Yemen’den gelirmiş. Ancak kahvenin bize özgü hazırlanması ise devrin Yemen valisi Özdemir Paşa’nın buluşu. İstanbul’a getirilen kahve çekirdekleri kavrulup ince ince çekildikten sonra bakır bir cezve içinde su ile kaynatılır ve köpüklü olarak servis edilirdi. Ancak sarayda sıkça tüketilen kahve içmenin de sadece pişirmekten öteye giden bir ritüeli vardı. Kahve ikram edilmeden önce insanların rahatlaması ve gevşemesi için önce buhurdanlıkla öd ya da amber ağacı kokusu etrafa yayılırmış. Gülabdanlık ile gülsuyu ikramını takiben artık vücutlar yavaş yavaş sakinleşip gevşemeye başladığında tatlı hokkası ile bir kaşık mevsim reçeli ile ağız tatlandırılırmış. Sonrada kahve ikramı başlarmış. Eskiden kahveler her zaman sade olarak ikram edildiğinden öncesinde bir ağız tatlandırmak muhakkak gerekirmiş. Sarayda önem verilen misafirlere sunulan kahveyi bu bayramda siz de evinize gelen misafirlere, ister eskiden olduğu gibi bir kaşık reçel ile ya da günümüzde yapıldığı gibi mis gibi bir lokum ile ikram edebilirsiniz.

Nar Gourmet Kahve Çeşitleri İçin Tıklayınız.

Lor Tatlısı

lor-tatlisi

Malzemeler
500 gr. Tuzsuz lor peyniri
3 adet Yumurta sarısı
½ su bardağı Pudra şekeri
4 çorba k. NAR Gourmet Erken Hasat zeytinyağı
1½ su bardağı İrmik
10 gr. (1 paket) Kabartma tozu
2 çay k. Vanilya
Un

Şerbeti için
1 lt. Su
4 su bardağı Şeker
½ adet Limonun suyu

Yapılışı
Fırını 160C’ye ısıtın. Şerbeti hazırlamak için su ve şekeri bir tencerede şeker eriyene kadar kaynatın. Ateşten almadan önce limon suyunu ekleyip, soğumaya alın. Geniş bir kasede ufalanmış lor peyniri, yumurta, pudra şekeri, zeytinyağı ekleyip karıştırın. Daha sonra içine yoğurt ve sıvı vanilyayı ekleyip karıştırmaya devam edin. 2 çorba kaşığı unu kabartma tozu ile birlikte eleyin. Bu karışımı azar azar ıslak karışıma ekleyin, gerekirse biraz daha un ekleyebilirsiniz ancak hamurun yumuşak kalması gerekmektedir. Hamur toparlanmaya başlayınca cevizden biraz daha büyük parçalar koparıp yuvarlayın ve yağlanmış fırın tepsisine yerleştirin. Önceden ısıttığınız fırında üzeri kızarana kadar, ortalama 20-25 dakika pişirin. Fırından çıkan sıcak tatlıların üzerine soğuk şerbeti dökün ve çekmesi için 1-1½ saat bekleyin. Dilerseniz üzerinde çekilmiş fıstık ve yanında kaymak ya da tuzsuz lor peyniri ile ikram edebilirsiniz.

Türk şekerciliğinin en önemli buluşlarından; Lokum

geleneksel-turk-lokumu

Türk şekerciliğinin en önemli buluşlarından birisi olan lokumun ünü sınırları aşmış ve tüm dünyaya yayılmıştır. İlk icadından itibaren, yapımı ve içeriği büyük bir sır olarak algılanan lokum ilk yapıldığında boğazı rahatlatma özelliğinden dolayı “rahatü’l-hulkum” adı ile anılmaya başlamış. Daha sonra “rahat lokum,” “latilokum” ve sonrasında da “lokum” olarak literatüre geçen geleneksel tatlımız, bir İngiliz turist tarafından “Turkish Delight” adı ile tüm dünyada tanınmıştır. İstanbul’a gelen tüm gezginlerin lokum alıp ülkelerine götürmeleri ile tanınan lokum daha sonraları ihraç edilmeye de başlanmıştır. Ünü sınırları aşan ve herkes tarafından bu kadar beğenilen lokumun içeriğinin ne olduğunu ve nasıl yapıldığı uzun seneler boyu bir sır olarak kalmıştır. Bunun en önemli sebeplerinden birisi, lokumun ana malzemelerinden olan nişastanın yemeklerde kullanılmamasıydı. Saydamlığı ve kendine has özel bir dokusu olmasından dolayı karmaşık bir malzeme listesi ve yapılış metodu olduğu tahmin edilen lokumun iki ana malzemesi vardır; şeker ve nişasta. Buna eklenen su ile kaynatılarak belli bir kıvama gelir sonra içine aroması (ör: Antep fıstığı, fındık, damla sakız vb.) katılır. Ancak malzeme listesi bu kadar basit olmasına rağmen yapımı büyük ustalık ve titizlik gerektirir. Bu sebeplerden dolayı da lokumun yapımı uzun seneler boyunca büyük bir sır olarak kalmıştır.

Nişasta soğuk suda eritildikten sonra içine şeker eklenerek bir tencereye konur. Hafif ateşte devamlı aynı yönde hiç duraksamadan çevrilerek ortalama 2 saat kadar kaynatılır. İstenilen kıvama geldiği zaman, içine eşit miktarlarda pudra şekeri ve nişasta serpilmiş tahta kalıplara dökülür. İyice soğuyup sertleştikten sonra tezgaha ters çevrilerek, küpler halinde kesilir ve yapışmaması için yine pudra şekeri ve nişasta karışımı ile harmanlandıktan sonra tüketime hazır hale gelir.
Eskiden beri ziyaretimize gelen misafirlerimizin ağızlarını tatlandırmak, kahvenin yanında sunmak için mutlaka evlerimizde lokum olması, gelenektendir. NAR Gourmet’nin bayramlarda kahve eşliğinde sunulan lokumu, bir göreneği sürdürüyor olmanın naif mutluluğunu yaşatıyor…

Nar Gourmet Geleneksel Türk Lokumları için Tıklayınız

Lokumlu Kurabiye

lokumlu-kurabiye

250 gr. Tereyağı, oda sıcaklığında yumuşatılmış
1 adet Yumurta
500 gr. Un
300 gr. Pudra şekeri
250 gr. Yoğurt
250 gr. Toz fındık
10 gr. Kabartma tozu
1 çimdik Tuz
150 gr. NAR Gourmet Portakallı Lokum
Tarçın

Fırını 180C’ye ayarlayıp, ısıtın. Tereyağını geniş bir kaseye koyun, elinizle yoğurduktan sonra içine yumurtayı kırın, ve iyice karıştırın. Bu karışıma yoğurdu ekleyin. Ayrı kapta pudra şekeri, kabartma tozu, toz fındığı, unu ve tuzu beraberce eleyin. Bu karışımı önceden hazırladığınız sıvı karışıma ekleyin ve beraberce yoğurun. Hamuru 20 – 30 dakika, üzerine bir streç film çekerek ya da temiz bir bezle örterek buzdolabında dinlendirin. Daha sonra hamuru ceviz büyüklüğünde parçalara bölün. Her bir parçayı bir merdane ile daire şeklinde açın. Her bir dairenin ortasına bir parça lokum koyun (eğer lokumlar büyük gelirse ortadan ikiye bölebilirsiniz) ve hamuru kapatın. Katlı kısımları aşağı doğru gelecek şekilde kurabiyeleri önceden yağlanmış bir fırın tepsisine dizin. Fırında 20-25 dakika pişirin. Üzerine tarçın serperek servis edin.
Not: Bu kurabiyenin içinde NAR Gourmet’in naneli, güllü ya da fındıklı lokumunu da kullanabilirsiniz.

Ödemiş Pazarı

odemis-pazari

Kendine has bir coğrafyası, iklimi ve toprak yapısı ile Anadolu’nun en verimli topraklarını barındıran Ege bölgesinin pazarları meşhurdur. Bu pazar yerlerinden Ödemiş pazarı, çevredeki tüm yerel üreticilerin kendi topraklarından, çiftliklerinden ve evlerinden getirdikleri taze, el emeği ürünlerini getirdiği ve sattığı pazarlar içinde en büyüğü ve en bilinenidir. Toplamda 11 cadde, 14 sokak ve 2 meydandan oluşan bu pazar yerinde pazarcıların çok büyük bir kısmı Ödemiş’li. Yerel ve mevsimsel ürünlerin satıldığı pazar tezgahlarında her mevsim farklı renkler hakim oluyor. Bahar aylarında ise tezgahlarda yeşiller hakim. Taze meyve ve sebzelerin yanı sıra süt ve süt ürünlerinden de adından haylice söz ettiren Ödemiş ilçesinin taze çökelek peynirleri, tulum peyniri ve tereyağının lezzetleri isedillere destan. Yöreye has nohut mayasından yapılan ekmekleri ve beş ayrı undan yapılan peksimetleri ise başka hiç bir yöremizdekine benzemez. Tüm bunların yanı sıra Ödemiş ile özdeşleşmiş boy boy patatesleri ise tezgahlarda yerlerini her daim koruyorlar. Yolunuz bu günlerde Ödemiş’e düşerse Cumartesi günleri kurulan bu pazar yerine mutlaka uğrayın ve mutfağınız için alışveriş yapın.

Peksimet Avukması (Peksimet Salatası)

peksimet-salatasi

Malzemeler
2 adet Peksimet, geniş ıslak bir beze sarılmış ve 1 saat bekletilmiş
250 gr. Çökelek ya da lor peyniri, iyice ufalanmış
1 demet Taze soğan, ince kıyılmış
1 demet Maydanoz
½ demet Taze nane
⅓ su bardağı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
2 çay k. Tuz

Yapılışı
Yeterli miktarda yumuşayan peksimetleri el ile ufak lokmalar şeklinde ufalayın. Geniş bir kasede, ufalanmış peksimetleri, çökleke, taze soğan, maydanoz ve nane ile karıştırın. Daha sonra içine tuz ve zeytinyağını da ekleyip karıştırmaya devam edin. Bir servis tabağına alın dilerseniz üzerini biraz daha yeşillk ile süsleyerek servis yapın.

Mevsimin en tatlısı; Çilek

cilek

Mevsimin en canlı renkli ve hoş kokulu meyvelerinden çilek, herkes tarafından çok sevilen ve mevsiminde bolca tüketilen bir meyvedir. İçinde bulundurduğu antioksidanlar sayesinde hastalıklara karşı vücut direncini arttıran, kalp ve damar sağlığını koruyan ve kötü kolesterol seviyesini aşağılara çekme özelliğini bünyesinde barındıran çilek aynı zamanda tam bir C vitamini deposudur. Yüksek miktarlardaki E ve K vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, demir, fosfor, potasyum, çinko, bakır, manganez, omega 3 ve 6 içeriği ile bünye için gerekli olan şeker miktarını da karşılayan çilek, mevsiminde ve kararında tüketildiği zaman insan vücudu için çok faydalıdır. Çileği tek başına tüketmenin yanı sıra, yoğurt ve pudra şekeri ile birlikte, keklerinizde, hafif tatlılarınızda da kullanabilir, kış boyu bu lezzetli ve faydalı üründen faydalanmak için hoşafını yapabilirsiniz.

Tam mevsiminde toplanan taptaze ve olgun meyvelerle üretilen
Nar Gourmet Çilek Reçeli için Tıklayınız.

Zeytinyağlı İç Bakla

bakla

Malzemeler
300 gr. Taze iç bakla, derisi her iki tarafından bıçak ucu ile çentilmiş
1 adet Soğan, ufak küp doğranmış
2 diş sarımsak, ezilmiş
4 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
2 çay kaşığı Tuz
1 çay kaşığı Şeker
½ bağ Dereotu, sapları ayıklanmış ve iri doğranmış
½ su bardağı Su

Yapılışı
Yayvan bir tencerede zeytinyağını biraz ısıtın, önce soğanları sonra sarımsağı ekleyin ve hafif pembeleşinceye kadar kavurun. Soğanlar yumuşayınca iç baklaları ekleyin. 2-3 dakika çevirdikten sonra, tuzu, şekeri ve suyu ekleyin. Kapağı hafif aralık olarak kısık ateşte 20-30 dakika, iç baklalar yumuşayıp kabukları büzüşünceye kadar pişirin. Ateşten aldıktan sonra dereotunu ekleyin ve soğuduktan sonra servis edin.

Güneydoğu Anadolu’nun İsli Lezzeti….

firik-pilavi

Yurdumuzda ağırlıkla Orta ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz mutfak kültüründe kullanılan firik buğdayının kendine has bir aroması vardır. Genç buğday başaklarının içinde bulunduğu kılçıklı kısmın ateş üzerinde kavrulması ve avuç içinde ovuşturularak buğday tanesinin üzerindeki kabuğun çıkması ile ortaya çıkan buğday tanelerine verilen isimdir firik. Kavrulma işlemi sırasında yanan sapların çıkardığı dumanın is kokusunun firiğe geçmesinden dolayı kendine has tütsülenmiş bir kokusu ve tadı vardır. Buğdayın daha çok dayanması için geliştirilen bu yöntem, zamanla tadı için yapılır bir hale gelmiştir. Firik buğdayının kendine has aroması ve bulgurdan biraz daha sert olan yapısı ile pilav olarak pişirilmeye ya da dolma ve sarma içlerinde kullanmaya çok müsait bir tahıldır. 100 gramında 12 gr protein, esmer pirinçten 4 kat fazla lif bulundurmanın yanısıra kalsiyum açısından da zengin olan bu tahılı mutfaklarınızdan eksik etmeyin.

Zeytinyağlı Portakallı Kek

portakalli-kek

Yaklaşan anneler günü için annenize ya da eşinize sağlıklı ve çok lezzetli zeytinyağlı ve portakallı bir kek yaparak onu şımartın!

Malzemeler
¾ su bardağı Şeker
3 adet Yumurta
½ su bardağı + 2 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
1 su bardağı Süt
1 su bardağı Taze sıkılmış portakal suyu
3 su bardağı Un
1 çay kaşığı Tuz
1 paket Kabartma tozu
3 çorba kaşığı İnce rende portakal kabuğu
NAR Gourmet Portakal Kabuğu Reçeli

Yapılışı
Fırını 175 C’ye ısıtın. Kek kalıbınızı 2 çorba kaşığı zeytinyağı ile yağlayın. Geniş bir kapta, şeker ve yumurtayı kremamsı bir dokuda olana dek çırpın. İçine sırası ile zeytinyağını, sütü ve taze sıkılmış portakal suyunu ekleyip karıştırın. Başka bir kapta un, kabartma tozu ve tuzu birlikte eleyin. Kuru karışımı yavaşça karıştırarak ıslak karışıma yedirerek karıştırın. En son içine portakal kabuklarını ekleyip yağlanmış kek kalıbınıza dökün. Önceden ısıttığınız fırında ortalama 45 dakika, keke bir kürdan sapladığınızda temiz çıkana kadar pişirin. Fırından çıktıktan sonra oda sıcaklığında soğumasını sağlayın. Sonra üzerinde NAR Gourmet’in portakal kabuğu reçeli ile süsleyerek servis edin.

Toprağı Delen Sürgün; Kuşkonmaz

kuskonmaz

Latince adı ile “asparagus officinalis,” Türkçe’siyle kuşkonmaz bitkisi, bahar ayları gelip te havalar ısınınca sürgünleri toprağı delerek çıkar ve boyu 20-24 cm’yi bulduğunda da hasata hazır hale gelir. Kuşların konacak dalı olmadığı için adının kuşkonmaz olduğu ileri sürülen bu lezzetli bahar sebzesi, A,B1,B2,B6 ve C vitaminleri, folik asit, fosfor ve potasyum açısından çok zengin lifli bir sebzedir. Ayrıca kum döktürücü, kalbi güçlendirici ve kanı temizleyici özelliği ile çok eski çağlardan beri tüketilmektedir.

Yurdumuzda genelde yabanisi daha çok tüketilir. Sarmaşık, avronyes, izvinye, aspariçe, asfaraca ya da tilkişen gibi farklı adları ile anılan yabani kuşkonmazın, en sevilen yemeği ise yumurtalı kavurmasıdır. İklimi ve toprak yapısı ile kuşkonmaz yetiştiriciliğe çok uygun olan ülkemizde, kuşkonmaz tarımı ilk defa Cumhuriyet’in kuruluş döneminde, Atatürk’in isteği ile Yalova Devlet Çiftliğinde üretilmiştir. Yine Cumhuriyet’in kuruluş döneminde yabancı misafirlere verilen özel davetlerde kuşkonmaz ikram edildiği de o döneme ait davet mönülerinde görülebilir.

Pişirmesi çok kolay olan kuşkonmazın botanik anlamda iki çeşidi bulunmaktadır. Yeşil ve mor. Beyaz kuşkonmazlar ise yeşil kuşkonmazın güneş görmeden toprak altı yetişmesi ile olur. Mor kuşkonmazın şeker oranı yeşile oranla biraz daha yüksek olduğu için çiğ olarak salatalarınızda ya da cacık içersinde tüketebilirsiniz. Yeşil ya da beyaz kuşkonmazın sert sap kısımlarını (ortalama 2cm kadar) kestikten sonra, tuzlu kaynar suda makarna gibi 6-7 dakika haşladıktan sonra buzlu suya atıp süzerek, bir sos ile servis edebilir, makarnanıza ya da salatanıza ekleyebilir ya da yabanisinin çok sık yapıldığı gibi yumurta ile kavurarak servis edebilirsiniz.

İlkbahar Makarnası

bahar-makarnasi

1 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
1 ½ çay kaşığı Tuz
1 çay kaşığı Karabiber
500 gr. Penne makarna
400 gr. Kuşkonmaz, ayıklanmış ve 4 cm’lik parçalara kesilmiş
½ su bardağı Taze iç bezelye
4 çorba kaşığı Dereotu, ince kıyılmış
¾ su bardağı Çiğ krema
1 Limonun kabuğu, ince rendelenmiş (istenirse)

Makarnayı haşlamak için büyük bir tencerede su kaynatın. İçine tuz ekleyin. Penne makarnayı ekleyip, birkaç kez karıştırın. 10 dakika haşladıktan sonra tencereye kuşkonmaz ve bezelyeleri de ekleyin. 2 Dakika daha hepsini beraber haşladıktan sonra makarnayı sebzeler ile birlikte süzün. Tencereye kremayı karabiber ile beraber ekleyin, orta ateşte 2-4 dakika pişirdikten sonra sebzeli makarnayı ekleyin ve karıştırın. En son içine dereotu ekleyerek ateşten alın. Dilerseniz üstünde limon kabukları ile servis edin.

İlkbaharın Yabani Otları

yabani-otlar

Havalar ısınıyor, günler uzuyor ve bütün coşkusu ile gelen bahar, mutfağa da damgasını vuruyor. Baharda doğanın yeşillenmesi gibi mutfaklarımız da adeta yeşeriyor…bakla ile başlayan bahar yeşilleri, enginar, bezelye derken bahar aylarına özgü yabani otlar ile devam ediyor…

Yabani otlar açısından çok zengin olan yurdumuzda, her mevsimin kendine has otları ayrı bir ot şenliği ile kutlanır. Pazaryerlerinde tezgahları süsleyen sarmaşık, madımak, bakla filizleri, dağlama ve gelincik gibi bahar otları vücuda faydalı olmasının yanı sıra bütün kış yediğimiz ağır yemeklerin vücudumuzda biriktirdiği toksinlerden kurtulmak için birebirdir. Çoğu antioksidan bakımından zengin olan bu otlar ile yapılan yemekler hem çok besleyici hem de çok lezzetlidir.
Örneğin Anadolu’da en yaygın bulunan otlardan birisi madımaktır. Minik oval yaprakları olan, madımaktan Anadolu’nun çeşitli yörelerinde çok çeşitli yemekler yapılır. En bilinenlerinden biri olan pastırmalı madımak yemeği, başlı başına tüm besin değerlerini içinde barındıran bir yemektir.

Ege kıyılarında gezerseniz bu mevsimde hemen hemen her yerde karşınıza çıkacak yegane otlardan birisi ise sarmaşıktır. Acı bir tada sahip olan sarmaşığın herhangi bir yemeğini yaparken, dikkat edilmesi gereken bir püf noktası vardır. Acılığında kurtulmak için sarmaşık önce ayıklanıp, 5-6 cm’lik parçalar halinde doğranır sonrasında yıkanır. Sarmaşık ile yapılan en bilinen yemek ise yumurtalı kavurmasıdır.

Bu mevsimde eğer yolunuz Anadolu’nun herhangi bir yerine düşerse mutlaka bir halk pazarına uğrayın, tezgahların bu mevsimin yöresel otları ile bezendiğini göreceksiniz. Eğer bu otlardan alırsanız mutlaka nasıl pişireceğinize dair yerli halktan fikir almayı ihmal etmeyin.

Pastırmalı Madımak

pastirmali-madimak

Malzemeler
1kg. Taze madımak, yıkanmış ve ince doğranmış
8-10 dilim Pastırma, ince şeritler halinde kesilmiş
2 çorba k. Tereyağı
2 adet Soğan, orta boy, ince kıyılmış
2 diş Sarımsak, ince kıyılmış
½ su bardağı Bulgur, pilavlık, 30 dakika suda bekletilmiş
800ml. Su
2 çay k. Tuz

Yapılışı
Bir tencerede tereyağını eritin, içine önce soğanları ve sarımsağı ekleyin, soğanlar biraz pembeleştikten sonra pastırmaları ekleyin. Soğanlar yumuşayıncaya kadar soteleyin. Doğramış olduğunuz madımakları ekleyin. Sotelemeye devam edin. Tencereye bulguru, suyu ve tuzunu ekleyin, bulgurlar pişince ateşten alın ve yanında köy ekmeği ile sıcak olarak servis edin.
Not: Pastırmalı madımak, yapıldıktan bir gün sonra tüketilirse daha lezzetli olur.

Baharın Habercisi Enginar…

enginar

Enginar diye yediğimiz sebze gerçekte henüz açmamış bir çiçek goncası. Çiçekleri sebze yemeği; taze yaprakları ve kökleri ise ilaç yapımında kullanılan enginarın vücuda birçok faydası bulunur. A ve C vitaminleri, kalsiyum, potasyum, demir, manganez ve fosfor mineralleri açısından zengindir. Karaciğere çok faydalı olduğu gibi böbrek ve bağırsakların düzenli çalışmasına da yardımcı olur. Kandaki şeker oranını ayarlar, kolesterolü düşürür. Ayrıca kalbi ve damar sağlığını korumada etkilidir.

Ege ve Akdeniz bölgelerinde çok tüketilen enginarı, Antalya civarındakiler, taze yapraklarını haşlayıp, asma yaprağı gibi etli ya da etsiz sararak tüketirler. Karaburun’lular ise sadece yapraklarından zeytinyağlı yemek yaparlar. Aydın’lılar kellesinden çok saplarını kuzu etiyle pişirip yemeyi seviyorlar. Enginarın, mutfakların vazgeçilmez malzemesi haline gelmesi, bulunduğu toprakla ve yetiştirildiği bölgenin iklimi ile de yakından ilgilidir.

Akdeniz havzasında antik Yunan ve Roma’dan beri bilinen enginarın atası kengerdir. Kenger kelimesinin Persçe’den geldiği düşünülmektedir. Batı dillerinde enginara verilen isimler Arapça’da ki “Al Kharshuf/El Harşuf’tan türemiştir. El Harşuf İspanyolca’ya “alcarchofa”, İtalyanca’ya ise “arcicioffo” olarak geçmiş. İtalyanca’da da zamanla “carciofo” halini almış. Türkçede kullanılan enginar sözcüğü ise, Yunanca’da enginar için kullanılan ‘agkinara’ ya da ‘kinara’ sözcüğünden gelmektedir. İstanbul Rumları ise “anginares” derler.

Bildiğimiz enginar ilk olarak Suriye, Mısır ve Kuzey Afrika’da yaygınlaşmış. Avrupa’da ilk tanışan Sicilyalılar, Venedikliler ve İspanyollar, Araplardan gelen bu lezzeti damaklarına ve dillerine buyur etmişler. Mitolojiye göre Cynara, Zinari adasında yaşayan, önce Zeus’un beğenip tanrıça yaptığı, sonra da hışmına uğrayıp enginar bitkisine dönüştürdüğü güzel bir genç kızdır. Bitkinin Latince ismi olan cynara scolymusa’nun da buradan türediği bilinmektedir.

Dane-i Yeşil (Yeşil Sebzeli Pilav)

dane-i-sebze

Malzemeler
2 su bardağı Pirinç
1 kg. Ispanak, yıkanmış ve saplarından ayıklanmış
1½ bardak Ispanak suyu + 1 bardak sıcak su
5 çorba k. Tereyağı
1 adet Soğan, ortaboy, ince kıyılmış
4 dal Taze kişniş, ince kıyılmış
½ demet Nane, ince kıyılmış
½ demet Maydanoz, ince kıyılmış
½ demet Dereotu, ince kıyılmış
50 gr. Antepfıstığı, ayıklanmış ve kabuksuz
1 çay k. Karabiber, taze çekilmiş
2 çay k. tuz

Yapılışı
Pirinci tuzlu ılık suda 30 dakika kadar ıslatın, daha sonra iyice yıkayıp süzün. Ispanağı yıkayın. Yapraklarının yarısını ayırın. Geri kalanını, kaynayan 2 bardak suda 10 dakika haşlayın. Suyunu süzün ve 1.5 bardak ıspanak suyunu ayırın. Ayırdığınız çiğ ıspanak yapraklarını ufak ufak doğrayın. Bir tencerede 3 çorba kaşığı kadar tereyağını kızdırıp soğanları kavurun. Soğanlar iyice yumuşayıp pembeleşince tencereye ıspanakları katın. Biraz daha kavurun, içine süzülmüş pirincinizi ekleyin. Pirinç taneleri tavanın dibine yapışana kadar kavurun. Daha önceden ayırdığınız 1.5 bardak ıspanak suyunu ve 1 bardak sıcak suyu ilave edin, tuz ve karabiberini koyarak tencerenin kapağını kapatın. Önce yüksek ateşte 4-5 dakika kaynattıktan, ateşi kısın ve 15-20 dakika pilavı pişirin. Pilav pişerken, bir tavada 2 çorba kaşığı tereyağını eritin, fıstıkları hafifçe, fazla renk almadan kavurun. Pilavın üzeri göz göz olunca, ateşi en kısık duruma getirin. Pilava kavurduğunuz fıstıkları, önceden pişmiş ıspanağı ve taze otları ekleyip hafifçe birkaç kere karıştırın. Daha sonra üzerine temiz bir kağıt havlu ile örterek kapağını örtün ve pilavı 15 dakika demlenmeye bırakın. Tencereyi ateşten alın, pilavı çatalla karıştırın ve servis tabağına aktarın.

Süzme Çiçek Balı

suzme-cicek-bali

Ardahan’ın adını söylerken bile insanın içine geniş bir nefes dolar. Yükseklerde yüzlerce çiçek çeşidi, aylarca karlar altında kaldıktan sonra, topraktan müthiş bir zenginlik ve neşeyle fışkırır. Rengiyle, kokusuyla, lezzetiyle Kafkas arılarını çağırır her biri…

Bir arının yarım kilo bal yapabilmesi için 4 milyona yakın çiçeğe konması gerektiği biliniyor. Arı hangi çiçeklerin özünü toplarsa balın rengi ve şeker oranı da farklılaşıyor, bir petek diğerine benzemiyor. Ardahan balının kendine has lezzeti işte buradan geliyor. Tertemiz toprağı ve iklimi, çiçeklerini öyle doğal kucaklıyor ki tarımsal ilaçlamaya ihtiyaç duyulmuyor. Her yaşta güvenle tüketilebilen bu zengin içerikli bal, özellikle Batı ülkelerinde yaygınlaşan alternatif bitkisel iyileştirme metodlarında giderek daha çok yer alıyor, tam bir şifa kaynağı olarak kabul ediliyor.

NAR Gourmet, Ardahan’ın 2000 m yüksekliğindeki platosunda Kafkas arılarının topladığı saf ve sağlıklı çiçek balını, sizin için sağlıklı cam kavanozunda sunuyor. Ardahan’ın püfür püfür esen rüzgarı size rengarenk çiçeklerin eşsiz kokusundan gelen benzersiz tadı armağan ediyor…

Ahşap Bal Çubuğu Hediyeli Nar Gourmet Çiçek Balını satın almak için TIKLAYINIZ.

Çam Fıstığı; Zeus’un Ağacının Meyvesi

cam-fistigi

Yunan mitolojisinin en güçlü ve önemli tanrısı olan Zeus, boğazına düşkünlüğü ile bilinir. Zeus’un en sevdiği yiyeceklerin arasında çam fıstığı bulunduğu için Kozak yaylasında ormanlar dolusu çam ağaçları diktirmiş. Fıstıkçamlarının ekonomiye kazandırılması Romalılar dönemine rastlamış ve daha sonra bölgeye Türkler’in yerleşmesi ile devam etmiştir. Akdeniz ikliminin etkili olduğu bölgelerde yetişen fıstık, fıstıkçamının kozalağından elde edilmektedir. Kozak yaylası ve çevresinde bulunan toprak yapısının fıstık çamı yetiştirmeye uygun olması sebebi ile çam fıstığı Kozak yaylası ile özdeşleşmiştir. Dünyada üretilen diğer çam fıstıklarından daha iri ve dolgun olan çam fıstıkları dünyanın en kaliteli ve lezzetli fıstıkları olarak ünü ülke sınırlarını aşmıştır. Tatlılarımızda ve yemeklerimizde çam fıstığı kullanma kültürü Anadolu’nun hemen hemen her yöresinde vardır. Başta dolmalarda olmak üzere, helvalarda, içli köftede ve bazı böreklerin iç malzemesinde kullanılan çam fıstığı, bol miktarda protein, mineral ve vitaminler içerir.

Karadeniz’in Meşhur Yemeği Mıhlama

mihlama-2

Karadeniz bölgemiz ile özdeşleşmiş bir yemek olan mıhlama, muhlama ya da kuymak yemeği, basit gibi gözükmesine rağmen aslında püf noktaları olan ve yapılışı tecrübe gerektiren bir yemektir. Ancak doğru malzemeler kullanıldığında ve doğru pişirme yöntemi ile yapıldığında ortaya çok mükemmel bir lezzet çıkar. Kaliteli bir tereyağ, Trabzon’un kolot peyniri ya da iyi kalite bir dil peyniri ve en önemlisi de fırınlanmış iyi kalite bir mısır unu ile gerçekten ağzınıza layık bir mıhlama yapmak mümkün. Mıhlamayı yaparken dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise doğru bir pişirme yöntemi uygulamak. Örneğin kullandığınız tereyağı eriyip kaynama noktasına geldikten sonra mısır ununu eklemek ve peyniri ekledikten sonra ateşi kısmak gerektiği dikkat edilmesi gereken önemli hususlar. Peynir eklendikten sonra ise sadece dibinin tutmasını önleyecek kadar karıştırmak yeterli olmaktadır. İyi malzemeler ve doğru yöntem ile pişirilen mıhlamayı ister kahvaltıda istersenizde öğle ve akşam yemeklerinizde taze ekmek ile sıcak sıcak tüketerek tadına varabilirsiniz.

Bu mükemmel lezzeti bir de Nar Gourmet şeflerinin elinden tatmaya, sizi Nar Lokanta’da kahvaltıya bekleriz.

Mıhlama

mihlama

Malzemeler
2 çorba kaşığı Tereyağ
1 su bardağı Fırınlanmış mısır unu
100 ml (½ su bardağı) Su
100 ml (½ su bardağı) Süt
150 – 200 gr Trabzon kolot / dil peyniri
½ çay kaşığı Tuz (eğer tuzsuz peynir kullanılmış ise)

Yapılışı
Tereyağını tavada eritin. Hafif hafif fokurdamaya başlayınca, mısır ununu ekleyip rengi koyulaşıncaya kadar karıştırarak pişirin. Su ve süt karışımını ve eğer kullanıyorsanız tuzunu ekleyin. Karıştırarak kaynatmaya devam edin. Kaynayınca ateşi kısın ve peyniri ekleyin. Bir iki kere karıştırdıktan sonra
tereyağı yüzeye çıkana kadar pişirin. Bu aşamaya geldikten sonra ateşten alıp sıcak sıcak servis edin.

Türk Yemeklerinde Terbiye Kullanımı

terbiyeli-yemekler

Türk mutfağında konu terbiye olunca akla iki çeşit terbiye gelmektedir.  Birincisi “marinasyon” anlamına da gelen ve genelde ızgara et yemeklerinde kullanılan cinsidir. Buna en güzel örnek ise gerek döner gerekse terbiyeli şiş gibi yemeklerin yapımında kullanılan soğan suyudur. Osmanlı mutfağından beri süre gelen bu marinasyon aslında eti yumuşatmak ve lezzet katmak için yapılır. Diğer terbiye ise, sulu yemek ya da çorbalara katılan ve bir tür kıvam arttırıcı olan terbiyedir.  Örneğin terbiyeli kereviz yemeği,  yayla çorbası ya da paça çorbasında olduğu gibi. Bu tip yemeklerde kullanılan terbiyeler, yemeğin cinsine göre farklı çeşitlerde olabilir. Limon-un- yumurta, limon-yumurta, yoğurt- un- yumurta ya da yumurta-un terbiyesinde olduğu gibi bu çeşitli terbiyeler, yemek ve çorbalara besleyici değer ve lezzet katması ile mutfak kültürümüzün çok önemli unsurlarından biridir. Terbiye kullanımı diğer dünya mutfalarında da olmasına rağmen hiçbirisi Türk mutfağındakilere benzerlik göstermez. Özellikle de içinde yoğurt kullanılarak yapılan terbiye tamamen Türk mutfağına özgü bir metoddur.

Paça Çorbası

paca-corbasi

Kışın en gözdelerinden olan paça çorbası, hem lezzeti hem de çok sağlıklı olması sebebi ile çocuklara ve yaşlılara, kemikleri güçlendirmesi için tavsiye edilir. İçinde bulunduğumuz mevsim itibarı ile artan soğuk algınlığında da vücudun direncini arttırmak için herkese önerilir. Bu çorbanın yapımı çok zahmetli olduğundan aşağıdaki reçetenin miktarları biraz fazladır. Artan çorbayı ufak kaselerde derin dondurucunuzda 1 aya kadar muhafaza edebilirsiniz.

Malzemeler
8 adet Kuzu paça, temizlenmiş
3 lt Su
2 adet Soğan, 4’e bölünmüş
1 adet Limon, dilimlenmiş
4 adet NAR Gourmet Organik Defne Yaprağı
5 diş Sarımsak, ezilmiş
1 çorba k. Tane karabiber
½ su bardağı NAR Gourmet Kırmızı Üzüm Sirkesi
4 çorba k. Un
1½  su bardağı Yoğurt

Servis etmek için
4 diş Sarımsak, ezilmiş
6 çorba k. NAR Gourmet Kırmızı Üzüm Sirkesi
1 çorba k. NAR Gourmet Organik Pul Biber

Yapılışı
Paçaları bir çatalın ucuna takın, ve ocağınızın üzerindeki ateşte 1-2 dakika çevirerek tutun. Bu işlem paçanın üzerinde kalan kılların temizlenmesi için uygulanır. Daha sonra paçaları bir fırça yardımı ile akan suyun altında fırçalayarak iyice temizleyin. Daha sonra paçaları su ile birlikte geniş bir tencereye koyun. Geniş bir tülbentin içine soğan, limon, defne yaprağı, sarımsak ve tane karabiberleri koyup bir bohça yapacak şekilde dört tarafından tutturarak bağlayın. Bu bohçayı da tencereye ekleyin. Kırmızı üzüm sirkesini de ekledikten sonra, kısık ateşte 3-4 saat boyunca kaynatın. Kaynama esnasında üzerinde oluşan kefi ara ara temizleyin.  Paçalar iyice yumuşayıp parçalanma raddesine gelince suyunu süzün ve tekrar tencereye alın. Bohçayı atabilirsiniz. Paçaların içinden kemiklerini ayıklayın ve kalan etli kısımları ve paçanın içinden çıkan iliğini ufak lokmalık parçalara kesip tekrar tencereye atın. Çorbayı kaynama noktasına getirin. Bu sırada geniş bir kasede un ve yoğurdu çırpın. İçine 1-2 kepçe sıcak paça suyundan ilave edip çırpmaya devam edin. Daha sonra bu karışımı devamlı karıştırarak çorbaya ekleyin. 5-10 dakika daha pişirdikten sonra çorba servise hazırdır. Çorbayı dilerseniz sarımsak, sirke ve pul biber ile yiyebilirsiniz.

Lahana Turşusu

lahana-tursusu

Mevsiminde yetişen meyve ve sebzeleri tüketmek sağlığımız için her zaman çok daha faydalıdır. İşte bu mevsim sebzelerinden olan lahannın da başlı başına birçok faydası bulunmaktadır. Ancak bu fayda, lahana turşu olarak tüketildiği zaman adeta ikiye katlanır. Lahana turşusu içinde barındırdığı C, K ve B6 vitaminleri, kalsiyum, potasyum, demir, fosfor, sodyum ve magnezyum gibi faydalı mineraller sayesinde insan sağlığı için bir çok fayda sağlar. Sindirim sistemini destekleyen bağırsak florasını arttırır. Cilt bozukluklarını düzenler, soğuk algınlığını gidermede ve metabolizmayı hızlandırarak kilo vermede yardımcı olur, hücre yenilenmesi ve beynin işlevlerini güçlendirmede faydalı olur. Aynı zamanda çok güçlü antioksidanlar içeren lahana turşusunu bu kış sofranızdan eksik etmeyin.

Ada Köftesi

ada-koftesi

Midilli’den Ayvalık’a göç etmiş, Ayvalık’a has bir köfte türüdür. Bolca kekik kullanıldığından çok lezzetlidir. İçinin hafif sulu olması sulandırılmış ekmek konmasından ileri gelir. Bundan da anlaşılacağı gibi dar gelirlinin “lezzetli, besleyici ve hayli karın doyurucu” bir yemeğidir.

Malzemeler
400 gr. Dana kıyması
5 dilim Bayat ekmek, kenarları alınmış ve ıslatılmış
1 adet Soğan, rendelenmiş
1 adet Yumurta
2 çay kaşığı Tuz
1 çay kaşığı Karabiber
3 çay kaşığı NAR Gourmet Organik kekik
3 çorba kaşığı Un
6 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Natürel Sızma Zeytinyağı

Yapılışı
Dana kıymasını, ıslatılmış bayat ekmek, soğan, yumurta, tuz, karabiber ve kekik ile birlikte geniş bir kasede iyice yoğurun. Parmak büyüklüğünde köfteler hazırlayın ve 2 saat buzdolabında dinlendirin. Pişireceğiniz zaman köfteleri unlayın ve önceden tavada ısıttığınız zeytinyağında kızartın. Yanında marul salatası yada kızartılmış patates ile servis edebilirsiniz.

Bir Kış Klasiği; Boza

boza

Çok eski tarihlerden beri Türklerin hakimiyetinde kalmış tüm bölgelerde tüketilmiş bir kış içeceği olan boza, yüksek kalorili olduğundan vücudu sıcak tutar ve doygunluk hissi verir. Mısır, arpa, çavdar, yulaf, buğday, darı gibi çeşitli tahıllardan üretilebilen boza, fermente bir içecek olup, B1, B2, B3 ve B6 vitaminlerini doğal olarak barındırmaktadır.  Bu sebeplede ortalama bir insanın bir günlük B vitamini ihtiyacı 2 bardak boza ile karşılanabilir.  Lifli bir gıdadır ve hiç yağ içermemektedir. Sindirimi düzenler ve bağırsak florasını olumlu yönde etkiler. Hafif mayalandığında ürettiği laktik asit çok kıymetlidir ve çok az gıda maddesinde olan antiseptik bir özellik taşır. Ayrıca zihin açıcı ve sinirleri yatıştırıcı bir etkisi olduğu da bilinmektedir.

Kış aylarının vazgeçilmez içeceği olan boza, akşam saatlerinde sokakta dolaşan boza satıcısının hüzünlü çağırışı ile bağdaşlaşmış en klasik içeceklerimizdendir.  Günümüzde artık bu sokak satıcılarına rastlamak mümkün olmasada boza artık her yerde kolaylıkla bulunabiliyor.  Bu kış aylarında soğuklara karşı direncinizi arttırmak için boza içmenizi tavsiye ederiz.

Marmarin (Peynirli Yumurtalı Ispanak)

marmarin

Malzemeler
1kg. Ispanak, kökleri ayıklanmış ve yıkanmış
3 çorba kaşığı Tereyağ, eritilmiş
300gr. Koyun peyniri, ufalanmış
3 adet Yumurta, çırpılmış
2 çay kaşığı Tuz
1 ½ çay kaşığı Karabiber

Yapılışı
Fırını 180C’ye ısıtın. Ispanağı kaynar suda 3-5 dakika haşlayıp fazla suyunu süzün. Isıya dayanıklı fırın kabını yağlayın. Ispanağı tuz, karabiber, ufalanmış peynir ve kalan yağ ile karşıtırın. Bu karışımı fırın kabına yerleştirin. Çırpılmış yumurtaları çırpın, ıspanağın üzerine dökün ve fırına yerleştirin. Peynirler eriyip kızarıncaya kadar yaklaşık 20 dakika pişirin ve sıcak olarak servis edin.

Trabzon Hurması mu yoksa Cennet Elması mı?

hurma

Ülkemizde her iki isimle de bilinen bu mucizevi meyvenin menşei aslen Çin’dir. Olgunlaşmadan yendiğinde suratınızı ekşitecek derecede mayhoş bir tada sahip olan bu turuncu meyve, olgunlaşıp yumuşadığında bal kadar tatlı ve reçel kadar yumuşak bir kıvam alır. Çiğ olarak tüketildiği gibi dilerseniz tatlılarınızda, özellikle muhallebide, ya da reçel yapımında kullanılabilir.

Yaz sonlarında oluşmaya başlayan meyve, Kasım – Aralık aylarında tüketime hazır bir hale gelir. B1, B2, B3 ve C gibi çeşitli vitaminler içeren Trabzon hurması, idrar ve balgam söktürücü olarak kullanıldığı gibi soğuk algınlığına da iyi gelir ve mide ve sindirim rahatsızlıklarını tedavide kullanılır. Her zaman mevsiminde çıkan meyvelerden tüketmek hem vücudumuzu o mevsimin şartlarına karşı korumakta bize yardımcı olur hemde dengeli bir beslenmeyi teşvik eder. Pazar tezgahlarında yerini almış olan bu canlı turuncu renkli meyveden kısa mevsimi süresince sık sık tüketin. Eğer olgunlaşmamış olanlar varsa evde temiz bir yere koyarak olgunlaşmalarını bekleyebilirsiniz…

Baharatlı Karnabahar Graten

karnabahar

Malzemeler

1 adet orta boy Karnabahar, yıkanmış çiçeklerine ayrılmış
2 su bardağı Süt
½ su bardağı Krema
1 adet Yumurta
2 yemek kaşığı Un
2 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Natürel Sızma Zeytinyağı
2 çay kaşığı Tuz
1 çay kaşığı Karabiber
1 su bardağı Taze kaşar, rendelenmiş
2 çay kaşığı NAR Gourmet Organik Pul Biber
1 çay kaşığı NAR Gourmet Organik Kimyon

Yapılışı

Fırını 180˚C’ye ısıtın. Karnabahar çiçeklerini, hafifçe yumuşayıncaya kadar haşlayıp, süzün.  Daha sonra fırına dayanıklı geniş bir cam kap ya da fırın tepsisine koyun. Ufak bir kase içerisinde süt, krema, yumurta, un, zeytinyağı, tuz, karabiber, pul biber ve kimyonu iyice karıştırın. Bu karışımı karnabaharların üzerine dökün ve  önceden ısıtmış olduğunuz fırında ortalama 25-30 dakika, karnabaharlar yumuşayıncaya kadar pişirin. Sonra üzerine rendelenmiş taze kaşar peynirini koyun ve peynirler eriyip kızarana kadar tekrar fırında pişirin. Sıcak olarak servis edin.

Nuh’un Ambarı Ürünlerinden NAR Gourmet Zeytinyağlarına…

nuhun-ambari

Slow Food‘un 2012 senesinde başlatmış olduğu, ESSEDRA (Kırsal Alanlarda Çevresel ve Sosyo- Ekonomik Sürdürülebilir Kalkınma) Projesi ile Hem Balkanlar’da hem de Türkiye’de bulunan olağanüstü gıda biyoçeşitliliğine ve artizan ürünlerine yansımış kimlikleri koruyabilme ve devamını getirebilmesi için uygun şartların sağlanması hedeflenmektedir. Anadolu’nun verimli topraklarında yetişen türlü ürünlerin tanıtımı için geçtiğimiz hafta Sirha fuarında düzenlenen Anadolu Lezzet Envanteri standında bu ürünlerin bir kısmı tanıtıldı. Katılımcılar aynı zamanda bir çoğunun tadına bakma şansını da yakaladılar. ESSEDRA projesinin altında faaliyet gösteren Nuh’un Ambarı projesinde yerel ekonomileri desteklemek amacıyla, bu kaynakları yeniden keşfetmek ve ve değer kazandırmak bu bölgelerdeki sürdürebilirliği arttırırken aynı zamanda bu kültürlerin de yok olmasını engellemektedir.

Bu ürünlerden birisi olan Mardin yöresinin “halhalı” zeytini ve zeytinyağı NAR Gourmet’in geçen sene hayata geçirdiği “Zeytinin İzinde” projesinde de ele alınan ve ekonomik değer kazandırılmaya çalışılan ürünlerden birisidir. Mardin ilinin Derik ilçesine has olan bu zeytin, diğer çeşitlere nazaran daha geç olgunlaşan ve soğuğa karşı duyarlı bir zeytin türüdür. Halhalı cinsi zeytinden elde edilen yağ, zengin besin değerine sahip olup klorofil ve karotenoid içeriği yüksektir. Hafif acımsı ve güçlü tadı ile kendine has bir lezzeti ve zeytinyağı uzmanları tarafından da onaylanmış eşsiz bir lezzete sahiptir.

Bu eşsiz lezzeti, bir dilim ekmek üzerinde, taze keçi peyniri eşliğinde ya da deniz mahsülleri yemeklerinde tadımlayabilirsiniz.

Halhalı İçin Sipariş Ver

Sakala Çarpan Çorbası

sakala-carpan-corbası

Malzemeler
4 çorba kaşığı Tereyağ
1 adet Soğan, iri boy, ince kıyılmış
2 çorba kaşığı Domates salçası
1 çorba kaşığı Un
1½ lt. Et suyu ya da su, kaynatılmış
½ su bardağı Yeşil mercimek, haşlanmış
2 çay kaşığı Tuz
½ su bardağı Ev yapımı erişte
2 çay kaşığı Kuru nane ya da 5-6 sap taze nane

Yapılışı
Geniş bir tencerenin içinde 2 kaşık tereyağını eritin, soğanlar iyice pembeleşip yumuşayıncaya kadar kavurun. İçine salçayı ve unu da ekleyip kavurmaya devam edin. Et suyunu ya da suyu ekleyin ve iyice karıştırın. İçine mercimekleri de ekledikten sonra bir taşım kaynatın. Erişteleri ve tuzunu ekleyin. Erişteler yumuşayıncaya kadar, ortalama 10-15 dakika daha kaynatın. Ufak bir tavada kalan 2 kaşık tereyağını eritin, içine kuru naneleri ekleyip ateşten alın. Çorbanızı ister tereyağlı kuru nane ile isterseniz de değişik bir lezzet için taze nane ile servis edebilirsiniz.

Yurdumuzun yabani otları

yabani-otlar

Türkiye toprakları adeta bir endemik bitki bahçesidir. Yenilebilir yabani otlar bakımından da son derece zengin olan Türkiye’de, Avrupa’nın toplamından daha fazla bir çeşitlilik vardır. Bereketli toprakları ve iklim çeşitliliği ile her yörenin kendine has değişik otları mevcuttur. Sonbaharın gelmesi ile doğada iyice kendini göstermeye başlayan yabani otlar, şu sıralar sofralarımızı da süslemeye başladı. Vücudumuzda oluşan toksinleri atmanın en kolay ve lezzetli yollarından birisi ise mevsiminde bu antioksidan değerleri yüksek yabani otları tüketmekten geçiyor.

Toprakta kendiliğinden yetişen bu yabani otlar, toplanıp, doğru pişirme yöntemleri ile pişirilince besleyici ve sağlığı koruyucu etkilerini korumaktadır. İçinde bulunduğumuz mevsimin otlarından olan ısırgan otu, akkız, cibez, turp out, radika, zaho gibi otlar özellikle yöresel pazarlarda kolaylıkla bulunabilir.

Karidesli Akkız

karidesli-akkiz

Malzemeler
1 kg. akkız, yıkanıp ayıklanmış ve kibrit boyutunda kesilmiş
2 adet soğan, ince kıyılmış
300 gr. çim çim karides, ayıklanmış
½ su bardağı NAR Gourmet Erken Hasat Sızma zeytinyağı
1 adet limonun suyu
2 çorba kaşığı un
2 çay kaşığı tuz

Yapılışı
Geniş bir tencerenin içinde zeytinyağını ısıtın, içine soğanları ekleyip orta ateşte kavurmaya başlayın. Soğanlar hafif pembeleşince, akkızları, tuz ve 2 su bardağı su ile ekleyin. Tencerenin kapağını kapatın. Akkızlar ortalama 30-40 dakika, iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. Bir kasede limon suyu ve unu çırpın, içine bir kepçe akkızın pişme suyundan ekleyip karıştırın. Bu karışımı tencereye boşaltıp karıştırın. İçine karidesleri ekleyin, 5 dakika daha kaynattıktan sonra ateşten alın ve suyu ile beraber kaselere servis edin.

Fotoğraf: Banu Özden

Dünyanın en pahalı bitkisi Safran

safran-ciceki

Günümüzde en pahalı baharatlardan birisi olarak adlandırılan safran bitkisi, uzun çağlardan beridir insanoğlu tarafından gerek yemeklerde gerekse boya maksatlı kullanılmaktadır. Osmanlı mutfağında karabiberden sonra yemeklerde en sık kullanılan ikinci baharat olan safran, İslam dünyasında da sıkça kullanılmaktaydı. Yüksek aromasının yanı sıra yemek ve tatlılara çok hoş bir renk de veren safran; pilav ve et yemekleri için sirke içinde, tatlılar içinse gül suyu içinde çözündürülerek kullanılırmış.

Ülkemizde safran bitkisi Safranbolu ve civar köylerinde yetişmekte olup, yıllık üretimi ortalama 15 kg. kadardır. 15 Ağustos ve 15 Eylül tarihleri arasında ekimi gerçekleşen bitkiler, 15 Ekim – 15 Kasım tarihleri arasında çiçek açar ve hasatı yapılır. Gerçek safran baharatı, çiçeğin içinde bulunan kırmızı liflerdir. Sarı kısımlar ve safran çiçeğinin kendisini de farklı amaçlar için kullanılmaktadır.
Günümüzde safran neredeyse sadece zerde yapımında kullanılsa da aslında birçok faydası olan bir baharattır. Hücre yenilemek, sindirim sisteminin iyi çalışmasını sağlamak, sinirleri yatıştırmak, kalp ve damar açıcı olarak türlü faydaları olan bu baharatı dilerseniz çay yaparak da tüketebilirsiniz. Bir su bardağı sıcak suya 2-3 lif safranı atıp, 5-6 dakika beklettikten sonra içebilirsiniz. Eğer safranı mutfağınızda daha sık kullanmak isterseniz , etli yada etsiz yahnilere, çorbalara, tavuk ve balık soslarına, kek veya kurabiyelerinize ekleyerek değişik safranlı lezzetler de yaratabilirsiniz.

(Koku ve lezzetinden daha fazla yararlanabilmek için sadece 3-4 lif safranı 3 saat kadar, yerine göre sirke ya da gül suyu içinde beklettikten sonra yemeğin içine karıştırarak kullanabilirsiniz.)

Buğdaylı Safranlı Balık Çorbası

balik-corbasi

(18. Yüzyıla ait olan bu reçete, Marianna Yerasimos’un 500 Yıllık Osmanlı Mutfağı Kitabından uyarlanmıştır)

Malzemeler
1 su bardağı Buğday, 1 gece suda bekletilmiş
100 gr. Tereyağ
3 adet Soğan, ince kıyılmış
1 demet Maydanoz, ince kıyılmış
1 demet Nane, ince kıyılmış
½ su bardağı Üzüm sirkesi
2 adet Kefal yada levrek, ayıklanmış
8 su bardağı Su
3 adet Yumurta sarısı
1 adet Limonun suyu
4-5 lif Safran, ½ su bardağı Üzüm, sirkede 3-4 saat bekletilmiş
2 tatlı kaşığı Buğday nişastası
2 ½ çay kaşığı Tuz

Yapılışı
Buğdayı 5 su bardağı suda yumuşayıncaya kadar haşlayıp, süzün. Başka bir tencerede balığı 8 su bardağı su ile haşlayın. Pişen balıkların, suyunu süzüp bir kenara alın. Derisini ve kemiklerini ayıkladıktan sonra lokma büyüklüğünde parçalar halinde kesin. Geniş bir tencerede tereyağını eritin, soğanları kavurmaya başlayın. Soğanlar pembeleşinceye kadar kavurduktan sonra içine maydanoz ve nanelerin büyük bir kısmını ekleyin ( Her birinden 1’er çorba kaşığı süslemek için ayırın), 5 dakika daha pişirdikten sonra içine balık suyunu, sirkeyi ve tuzunu ekleyin. Orta ateşte 25 dakika kadar pişirin. Daha sonra hazırladığınız çorbaya önceden haşladığınız buğdayı ekleyip karıştırın. Ateşi kısın. Geniş bir kasede yumurta sarılarını, limon suyunu ve safranlı sirkeyi beraberce çırpın. İçine 1-2 kepçe kadar kaynayan balık suyundan ilave ederek iyice çırpın. Bu hazırladığınız sosu devamlı karıştırarak kaynamakta olan buğdaylı balık suyuna ilave edin. 5-6 dakika daha kısık ateşte kaynattıktan sonra ateşi kapatın. Balık parçalarını eşit şekilde dört çorba kasesine paylaştırın. Üzerlerine hazırlamış olduğunuz çorbayı dökün. En son maydanoz ve nane ile süsleyerek sıcak olarak servis edin.

Limon

limon

Akdeniz bölgesinin en önemli C vitamini kaynaklarından olan limon, yemeklere lezzet vermesinin yanısıra sağlık açısından da hayli önemlidir. Salatalarda, bazı yemek ve çorbalarda kullanılması hem sindirimi kolaylaştırır hem de yemeklerin daha lezzetli bir hale gelmesini sağlar.

Limonun çeşitli faydalarından yararlanmak için sadece yemeklerde kullanmakla kalmayıp, limon suyu ile yapabileceğiniz basit bir kür sayesinde vücudunuza çok büyük bir iyilik yapabilirsiniz. Her sabah aç karnına bir su bardağı ılık suya ½ limonunun suyunu sıkarak bakın vücudunuza nasıl faydalar sağlayabilirsiniz. Limon suyunun içinde bulunan potasyum, kalsiyum ve magnezyum sayesinde vücudunuzun ihtiyacı olan elektrolitler sağlanır. Karaciğerin temizlenmesinde, eklem ağrılarının giderilmesinde, soğuk algınlığının önlenmesinde, metabolizma ve damarların temizlenmesinde, yüksek tansiyonun düşürülmesinde, böbrek taşı gibi kalsiyum depozitolarının oluşumunu engellemede ve sindirim sisteminin düzenli olarak çalışmasında çok büyük faydalar sağlar.

Ayrıca cildinizin daha sağlıklı olmasına, kilo vermenize, vücudunuzda dolaşan serbest radikallerin atılmasına ve bağışıklık sisteminizin güçlenmesine de yardımcı olur. Gelin vücudunuza bir iyilik yapın ve her sabah aç karnına limonlu su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Portakallı Taze Baharatlı Tavuk

tavuk

Malzemeler

4 adet Tavuk göğüs eti, küp küp kesilmiş;
2 adet Portakal, kabuğu rendelenmiş, suyu sıkılmış
4 sap Taze kekik, sapları ayıklanmış
4 sap Biberiye, sapları ayıklanmış, ince kıyılmış
4 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Natürel Sızma Zeytinyağı
1 çorba kaşığı Tereyağ
1 ½ çay kaşığı Tuz
1 çay kaşığı Toz beyaz biber

Yapılışı

Zeytinyağını geniş bir tavada ısıtın, içine küp kesilmiş tavuk etlerini atın ve tavuklar pişene kadar kavurun. Pişen tavukları bir kenara alın. Aynı tavaya portakal suyunu, kekik ve biberiyeyi ekleyerek orta ateşte pişirin. Portakal suyu kaynadıktan sonra ateşi kısın içine tereyağını ekleyin, karıştırarak sos hafifçe yoğunlaşana kadar pişirin. Sonra içine önceden pişirdiğiniz tavuk parçalarını atın ve 5 dakika kadar ısıtın. En son tuz ve karabiberini de ekledikten sonra sıcak olarak servis yapın.

Pastırma

pastirma

Genellikle “pastırma yazı” diye adlandırılan döneme girdiğimiz için bu döneme adını veren pastırmaya ve kısa da olsa tarihçesine değinmek istedik.

Orta Asya’da yaşayan Türklerin ellerinde fazla kalan yiyecek maddelerini bozulmadan saklamak  için geliştirmiş oldukları yöntemler, günümüze kadar gelen bazı gıda maddelerinin temelini oluşturur. Bu gıda maddelerinin başında ise pastırma gelmektedir. Orta Asya steplerinde yaşayan Türk boyları, fazla kalan etlerini tuzlayarak kurutur ve kışın tüketirlerdi. Tarihte bilinen en eski et muhafaza yöntemlerinden olan tuzlama yönteminde ,tuzlanan etler güneşte asılarak kurutulur. Orta Asya’dan gelen Türkler’in bir icadı olan pastırma ise hemen hemen aynı yöntemler ile yapılan Türkler’e has bir et türüdür.

Pastırma’nın Anadolu’ya hangi tarihlerde ve nasıl geldiği kesin olarak bilinmemekle beraber, Selçuklular tarafından getirildiği tahmin edilmektedir. Anadolu’ya gelen pastırma özellikle Kayseri’liler tarafından benimsenmiş ve yapım tekniği geliştirilmiştir. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde bahsi geçen Kayseri pastırması, bize 17. Yüzyılda bile Kayseri’lilerin pastırmasının ünlü olduğu bilgisini vermektedir.  Anadolu’da farklı yörelerde de pastırma yapılmasının yanı sıra Kayseri şehri adeta pastırma ile özdeşleşmiş bir merkezdir. Bunda en büyük rolü Kayseri’nin rutubetsiz iklimi, nitratlı suyu ve pastırma yapımının nesilden nesile, ustadan çırağa geçmesi oynar.

Pastırma yapımında en elverişli mevsim sonhabardır. Genellikle Eylül ayının ikinci yarısı başlayan pastırma yapımı, sonbaharın sonlarına kadar devam eder. Havaların açık, güneşli, düşük rutubetli  ve hafif rüzgarlı olması, pastırmanın kuruması ve olgunlaşması için en uygun hava koşullarıdır. Ayrıca bölgenin suyunun içinde bulunan nitrat, pastırmanın kendine özgü rengini ve uzun süre dayanabilmesini sağlar.

Pastırma alırken dikkat  edilecek hususlardan biri renginin kırmızı olması ve satır ile kesilerek ince dilimlenmesidir. Taze olarak tüketilebileceği gibi, yumurta ya da domates ile, kuru fasulyenin içinde, börekte ya da çeşitli yörelerde gördüğümüz üzere bulgur pilavında ya da yaprak sarma içinde tüketilir. Atalarımızdan miras kalan bir değer olan pastırma, eşleştiği her yemeğe mükemmel bir lezzet katar.

Ispanaklı Buğday Salatası

ispanakli-bugday

Ispanaklı Buğday Salatası

Malzemeler

1 su bardağı Yarma buğday, 2 saat ılık suda bekletilmiş

250gr. Körpe ıspanak, temizlenmiş

5 adet Közlenmiş kırmızı biber, ince şeritler halinde kesilmiş

½ su bardağı Lahana turşusu, çok ince dilinlenmiş

¼ su bardağı NAR Gourmet Organik NAR Ekşisi sosu

4 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Natürel Sızma Zeytinyağı

1 çay kaşığı Tuz

½ çay kaşığı Karabiber

Yapılışı

Orta boy bir tencerede buğdayı bol su ve tuz ile hafif yumuşayıncaya kadar haşlayın, ortalama 45-60 dakika. Buğdaylar piştikten sonra süzün ve bir kaba alın. Geniş bir salata kasesinde nar ekşisi, zeytinyağı ve karabiberi beraberce çırpın. İçine elinizle kopardığınız körpe ıspanak yapraklarını, közlenmiş kırmızı biberi, lahana turşusunu ve haşlamış olduğunuz buğdayları ekleyin ve sos ile birlikte karıştırıp servis edin.

Bal

bal

Nar Gourmet, tüm Türkiye’yi dolaşıp, özenle seçtiği lezzet ve sağlık mucizelerini sunuyor size. Ardahan’ın her bahar topraktan adeta fışkıran rengarenk çiçeklerinden, Fethiye’nin mis kokulu narenciyelerinden, Marmaris’in çamları, Kırklareli’nin meşelerinden gelen doğanın armağanı rayihaları taşıyor hayatınıza. Her biri birer şifa kaynağı, her biri lezzetleriyle gerçek bal lezzetinin seçkin bir örneği. Arıların doğanın özünü toplayarak yaptığı saf balın benzersiz tadı, Anadolu’nun uzak diyarlarında hayat bulsa da, Nar Gourmet özeniyle şimdi size ve sevdiklerinize çok yakın. Nar Gourmet Anadolu Balları

Kalburabastı Tatlısı

kalburabasti

Malzemeler:
2 su bardağı un
½ su bardağı Yoğurt
100 gr. Tereyağ, oda sıcaklığında
1 adet Yumurta
½ paket Vanilya
½ paket Kabartma tozu
1 çimdik Tuz
1 su bardağı Ceviz, iri parçalar halinde

Şerbeti için:
3 su bardağı Toz şeker
3 su bardağı Su

Yapılışı:
Geniş bir tencerede su ve şekeri, şeker eriyinceye kadar kaynatın. Sonra soğuması için kenara alın. Unu, kabartma tozu, vanilya ve tuz ile birlikte eleyin. Ortasını açın, tereyağ, yoğurt ve yumurtayı ekleyerek yumuşak bir hamur elde edin. Gerekirse biraz daha un ekleyebilirsiniz. Hamur hazır olunca ceviz büyüklüğünde parçalar koparın, daire şeklinde açın. Ortasına ½ ceviz içi koyun ve karşılıklı iki kenarını ortada birleştirerek hurma şekli verin. Bütün hamurları aynı şekilde hazırladıktan sonra, üst kısımlarını bir kalbura bastırarak şeklinin çıkmasını sağlayın. Yağlanmış tepsiye dizin ve önceden 180 C’ye ısıtılmış fırında, üzerleri altın sarısı rengini alana kadar ortalama 30 dakika pişirin. Fırından çıkan sıcak tatlının üzerine soğuk şerbeti dökün. 2-3 saat şerbetin çekmesini bekleyin, daha sonra servis edin.

Palamut

palamut

Eylül ayında başlayan palamut balığı Şubat ayına kadar devam eder. Yakalanmayan palamutlar giderek daha da büyür ve yağlanır. Palamut boylarına göre farklı isimler ile anılır. Bu isimler kaynaktan kaynağa farklılık göstermektedir. Boy uzunluklarına göre palamut çeşitleri aşağıdadır:

Palamut Cinsi – Boyutları
Palamut vonozu: 12-16 cm
Kestane palamudu: 16-22 cm
Çingen palamudu: 22-28 cm
Palamut: 28-35 cm
Zindandelen: 35-40 cm
Torik: 40-45 cm
Sivri: 45-55 cm
Altıparmak: 55-65 cm
Piçuta: 65 cm ve üzeri

Palamut yağlandıkça daha çok fırında ya da ızgarada pişirilmiş olanı tercih edilir, tavası ağır olur, o yüzden de genelde yapılmaz. Göç eden bir balık türü olduğundan ve Türkiye denizleri de bu göç yolu üzerinde bulunduğundan her sene bu mevsimlerde bolca palamut tüketilir.

Osmanlılar döneminde, eti yağlı ve hazmı zor bir balık olarak kabul edilirmiş dolayısı ile de tüketimi fazla değilmiş. Oysaki Hristiyan nüfus için, özellikle perhiz dönemlerinde, tavasını, pilakisini, köftesini ve kebabını yaptıkları önemli bir besin kaynağıymış. Günümüzde lakerdasından, pilakisine, ızgarasından buğulmasına kadar farklı şekillerde hazırlanan palamutun sağlığa da çok faydası vardır.

Bol miktarda protein, D vitamini, fosfor, sülfur ve vanadyum bulundurur. Özellikle protein kas gelişiminde ve diş etlerinin kuvvetlenmesi için önemlidir. Sizde içinde bulunduğumuz mevsim itibarı ile bu faydalarından yararlanmak için bol bol palamut tüketin.

Mevsimin meyvesi, mürdüm eriği

murdum-erigi

Ağustos sonlarında çıkan ve eylül ayı itibariyle lezzeti doruk noktaya ulaşan mürdüm eriği, içerdiği mineraller bakımından özellikle karaciğer ve böbrekler için çok faydalı bir meyvedir. Kan şekerini yavaş yükselttiğinden tokluk hissi verir ve metabolizmayı hızlandırır bu sebeple de diyet yapanlar için çok uygundur. Kalp ve tansiyon problemi yaşayanların da faydalanabileceği bir meyve olan mürdüm eriği, C vitamini ve potasyum içeriği açısından zengindir ve antioksidan özelliklere sahiptir. Bu sebeple de serbest radikallere karşı savaşır, bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücut direncini arttırır.

Reçeli, marmelatı, kompostosu ve kurusu yapılan mürdüm eriğinden aynı zamanda lezzetli turtalar da yapabilirsiniz.

Mürdüm Erikli Turta

turta

Malzemeler
Hamur için
3 ½ su bardağı Un
200 gr. Tereyağ, soğuk ve ufak küplere kesilmiş
1 çay kaşığı Tuz
4 çorba kaşığı Soğuk su

İçi için
1 kg. Mürdüm eriği, çekirdeği çıkartılmış ve diklemesine dörde bölünmüş
250 gr. Krema
3 adet Yumurta
1 çay bardağı Şeker

Yapılışı
Geniş bir kapta unu, tuz ile karıştırın. İçine küp kesilmiş tereyağını ekleyerek elinizle una iyice yedirerek hamuru oluşturun. Hamurun kuru kalan yerlerinin toparlanması için, içine azar azar soğuk sudan ekleyin. Hamur iyice toparlanınca, streç filme sararak buzdolabına kaldırın. Minimum 2 saat maksimum bir gece bekletebilirsiniz.

Fırını 180C’ye ısıtın. Hamurunuz hazır olunca, önceden yağladığınız turta kalıbınıza hamuru döşeyin. Bir çatal yardımı ile hamurun her tarafında delikler açın. Fırında 15 dakika boyunca, hafif sertleşip rengi dönene kadar pişirin. Hamurunuz pişerken, krema, yumurta ve şekeri bir kapta beraber çırpın. Fırından çıkan turta hamurunuzu biraz soğuttuktan sonra mürdüm eriği dilimlerini en dıştan başlayarak daire şeklinde dizin. Daha sonra krema karışımını üzerine dökün ve tekrar fırına verin. Üzeri altın sarısı rengini alana kadar ortalama 20-25 dakika pişirin. Soğuduktan sonra servis edin.

Domatesin Hası…

domatesin-hasi

Çanakkale domatesi, yetiştiği toprak ve iklime göre diğer domateslerden farklı özellikler barındırır. Yapılan araştırmalarda 12 değişik özelliği kaydedilen Çanakkale domatesi; rengi, asit oranı, şeker durumu, ve C vitamini ile farklı bir lezzete sahip etli bir domates türüdür. Temmuz aylarında hasadına başlanan Çanakkale domatesleri, Ağustos sonu Eylül başı gibi özleyenleri ile buluşur. Domates; demir, potasyum, kalsiyum ve fosfor mineralleri ile A, B ve C vitaminleri açısından oldukça zengin bir besindir. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına sebep olur, kanı temizler, kansere karşı koruyucu özelliği bulunur, kalp hastalıkları, damar sertliği ve romatizmaya iyi gelir, yaşlanmayı geciktirir ve cilde tazelik verir. Bu mevsimde bolca bulunan Çanakkale domateslerini, ister yemeklerinizde ister de salatasını yaparak sık sık tüketmenizi tavsiye ederiz.

Haşlanmış Karides Salatası

haslanmis-karides-salatasi

(4 kişilik)

Malzemeler
12 adet orta boy karides, ayıklanmış
1 adet Kapya biber, çekirdekleri çıkartılmış, ufak küp şeklinde doğranmış
¼ demet Maydanoz, ince kıyılmış
½ Limonun suyu
3 çorba kaşığı NAR Gourmet Fesleğen Çeşnili Zeytinyağı

Yapılışı
Orta boy bir tencerenin, yarısına kadar su koyun ve kaynatın.
Su kaynarken, cam bir kaseyi soğuk su ile doldurun ve içine 5-6 küp buz parçası atın.
Kaynayan suya karidesleri ekleyin ve 1-2 dakika boyunca pişirin. Karidesler pembeleşince, sıcak sudan alıp, hazırlamış olduğunuz buzlu suya atın ve 3-5 dakika orada beklettikten sonra süzerek bir tabağa alın.

Servis yapacağınız cam kasede, fesleğen çeşnili zeytinyağını ve limon suyunu beraberce çırparak sosunuzu hazırlayın. İçine karidesleri, küp kesilmiş kapya biberi ve kıyılmış maydanozları ekleyip karıştırın. Dilerseniz hemen servis edin, dilerseniz buzdolabında 1 saat bekletip de servis edebilirsiniz.

Mükemmel Izgara Dana Eti

dana-eti

Malzemeler
4 dilim Antrikot, 2,5 cm kalınlığında dilimlenmiş
2 çay k. Tuz
2 çay k. Karabiber, tercihen taze çekilmiş
2 çay k. NAR Gourmet Pul Biber
4 çorba k. NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
4 dal Taze adaçayı
4 dal Taze biberiye
4 dal Taze kekik

Üzeri için
½ çay bardağı NAR Gourmet Kırmızı biber çeşnili natürel sızma zeytinyağı
2 çay k. Limon kabuğu, ince kıyılmış
Tuz ve karabiber

Yapılışı
Etleri pişirmeden 40-45 dakika önce buzdolabından çıkartın ve oda sıcaklığına gelmesini sağlayın. Bu işlem etlerin daha dengeli bir şekilde pişmesini sağlayacaktır.

Taze baharat fırçasını hazırlamak için biberiye, kekik ve adaçayı dallarını bir araya getirin ve saplarından koton bir ip ile bağlayın.

Mangal ya da ocak üstü ızgaranızı yüksek ısıda olacak şekilde ısıtın.

Hazırlamış olduğunuz taze baharat fırçasını zeytinyağına bandırın ve etlerin iki tarafına da sürün.
Daha sonra etlerin her iki tarafına ve kenarlarına gelecek şekilde tuz, karabiber ve pul biber ile tatlandırın.

Aynı şekilde ısınmış olan ızgarayı da zeytinyağı ile yağladıktan sonra etleri ızgaranın üzerine dizin, 3 dakika boyunca hiç kıpırdatmadan pişmeye bırakın.

Etlerin üzerinde güzel bir ızgara izi oluştuktan sonra eti 90 derece sağına ya da soluna döndürün. Üzerine taze baharat fırçası ile zeytinyağı sürün ve 3 dakika daha hiç kıpırdatmadan pişirin. Bu şekilde etinizin üzerine baklava şeklinde ızgara izleri oluşacaktır.

Daha sonra etin diğer yüzünü çevirin. Üste gelen tarafa taze baharat fırçası ile zeytinyağı sürün, 3 dakika hiç kıpırdatmadan pişmeye bırakın. Aynı şekilde ilk yaptığınız ızgara izleri gibi etleri 90 derece sağa ya da sola döndürün, yine zeytinyağı sürdükten sonra 3 dakika daha pişirip ateşten alın.

Etleri bir et kesme tahtasına koyun. Biraz dinlenmesi için bekleyin.

Bu sırada etlerin üzerine koyacağınız sosu hazırlayın. Taze baharat fırçasından birkaç yaprak biberiye, adaçayı ve kekik kopartın ve ince kıyın. Bir kasede ince kıyılmış taze baharatları, kırmızı biber çeşnili zeytinyağını, limon kabuklarını, tuz ve karabiberi karıştırın, kenarda bekletin.

Dinlenmiş olan etleri verevine 1 cm’lik dilimler halinde kesin. Bir servis tabağına alın ve üzerine hazırlamış olduğunuz zeytinyağlı sosu dökün ve hemen servis edin.

Not: Yukarıdaki tarifte verilen et pişirme zamanları, orta iyi pişmiş et içindir. Eğer daha az ya da çok pişmiş olmasını isterseniz pişirme zamanlarını isteğinize göre ayarlayabilirsiniz.

Osmanlılar’dan günümüze, Türk mutfağına gelen lezzetler

karniyarik

Osmanlı İmparatorluğu çok geniş bir bölgeye yayılmış, çok güçlü Sultanların hükmettiği bir uygarlık olarak tarihe imzasını atmıştır. Osmanlı imparatorluğunun süre geldiği dönemde, imparatorluğu yöneten güçlü sultanların ellerinde bulunan maddi imkan neredeyse başka hiçbir hükümdarın elinde bulunmazdı. Bu aynı zamanda bu hükümdarların istedikleri her türlü yiyecek maddesini ve o yiyecek maddelerini pişirmekte usta olan aşçılarını payitahta getirmekle ilgili de hiçbir sıkıntıları olmdığının en büyük göstergesiydi.

Osmanlı mutfak kültürünün oluşması ise bu geniş coğrafyaya yayılmasıyla ortaya çıkmış, farklı ürünler ve farklı pişirme yöntemleri kullanılan çok zengin bir mutfak olmuştur.
İşte karnıyarık ta bu örneklerden biridir. Aynı yemek içersinde kullanılan birkaç farklı malzeme ve üç farklı pişirme yöntemi ile Osmanlılar’dan günümüz Türk mutfağına gelen en güzel lezzetlerden biri olarak yerini alır.

Tam bir yaz yemeği olan karnıyarıkta, öncelikle içine konulan kıyma, soğan ve salça ile kavrulur. Alacalı olarak soyulan patlıcan ise bütün halinde kızartılır. Daha sonra bu iki farklı yöntemle pişen iki farklı ürün bir araya getirilir. Kavrulmuş kıyma patlıcanın karnının yarıldığı yere doldurulur ve bu şekilde son pişirme yöntemi olarak da fırında pişirilerek, ağızlara layık bir yemek haline gelir. Patlıcanların lezzetinin dorukta olduğu bu dönemde kesinlikle yapmanızı tavsiye ederiz.

Kana Kana İçmeye Doyamadığımız Ayran

ayran

Sıcak yaz günlerinde kana kana içmeye doyamadığımız ayranın, bize Orta Asya Türkler’inden kalan bir miras olduğunu biliyor muydunuz? Önceleri göçebe bir hayat stili benimsemiş olan Orta Asya Türkleri avcılık ve toplayıcılıkla uğraşırken, daha sonraları, sırası ile koyun, keçi ve inek gibi hayvanları ve yabani olarak yetişen çeşitli bitkileri evcilleştirerek yavaş yavaş yerleşik hayata geçmişlerdir.  Başlıca gıdaları ise et ve süt ürünleri gibi her türlü hayvansal gıdalardan oluşurdu. Bu tür gıdaların içinde, o çağlardan günümüze kadar uzanan en önemli miraslardan birisi ise yoğurttur. Yoğurt, açıkta kalan sütün doğal yollar ile yani, havada bulunan laktik asit bakterilerinin sütü pıhtılaştırması sonucu oluşmuştur.  Yoğurdu su ile karıştırarak likit bir kıvama getirilerek oluşan ayran, hem yemeklerin yapımında, hem kuruttukları yufka ekmeğini ıslatmada hem de içerek tüketilen çok önemli bir gıda maddesi haline gelmiştir. Bu sıcak yaz günlerinde kaybettiğiniz minarelleri geri depolamak ve serinlemek için ayran içmenizi tavsiye ederiz. Dilerseniz ayranınızın içine nane, dereotu ya da fesleğen gibi taze baharatlar katarak çeşnilendirebilirsiniz.

Pirpirim Aşı

pirpirim-asi

Yabani semizotuna verilen isim olan pirpirim, içinde C vitamini, demir ve potasyum içerir. Faydalarını saymakla bitmeyen pirpirim; kan şekerini, basıncını ve dolaşımını düzenleyen, böbrek ve kalp sağlığını destekleyen antioksidan bir bitkidir. Bu mevsimde sıkça bulunan pirpirimin zeytinyağlı yemeğini ya da yoğurtlu salatasını yapabilirsiniz. Bunların yanısıra özellikle Gaziantep’te yapılan ve özel bir yemek olan “pirpirim aşı” yapabilirsiniz. İçinde mercimek, nohut, bulgur, çeşitli baharatlar ve nar ekşisi olan bu yemek, hem çok doyurucu hem de hafif olduğundan yaz dönemi için ideal bir yemektir. İşte size tarifi:

Pirpirim Aşı Tarifi

Malzemeler
½ kg Pirpirim yıkanmış ve ayıklanmış
½ su bardağı Yeşil mercimek, haşlanmış
1 su bardağı Nohut, haşlanmış
½ su bardağı Pilavlık bulgur, yıkanmış
2 çorba k. Domates salçası
1 adet Soğan, orta boy, piyazlık doğranmış
2 adet Domates, iri boy, soyulmuş, küp doğranmış
3 diş Sarımsak, havanda dövülmüş
2 çay k. Pul biber
2 çorba k. Nar ekşisi
4 çorba k. Tereyağ
1 çay k. Tuz
2 su bardağı Su

Üzeri için
1 çorba k. Kuru nane
1 çorba k. Pul biber
2 çorba k. Zeytinyağı

Yapılışı
Soğanları geniş bir tencerede, erittiğiniz tereyağında pembeleşinceye kadar kavurun. İçine domates salçasını, ve mercimekleri ve 1 bardak sıcak su ile ekleyin ve pişirin. Daha sonra tencereye domatesleri, bulguru, nohudu ve pirpirimi ekleyin. Tenceredeki malzemelerin üstünü bir parmak geçecek kadar su ilave edin. Pirpirimler pişip iyice yumuşayıncaya kadar hafif ateşte pişirmeye devam edin. Son olarak, ekşisini ve dövülmüş sarımsağı da ekleyerek ateşten alın.
Küçük bir tavada zeytinyağında kuru naneyi ve pul biberi baharatların tadı ve rengi yağa geçene kadar yakmadan ısıtın, pirpirim aşının üstüne dökerek servis edin.

Yaz boyu her Pazar, Sait Halim Paşa Yalısı’nda Nar Gourmet lezzetleri ile renklenen kahvaltı keyfi.

kahvalti-keyfi

Sait Halim Paşa Yalısı’nın Boğaz’a nazır bahçesi, pazar günleri Nar Gourmet lezzetleri ile renklenen kahvaltı keyfi ile canlanıyor. Görkemli mimarisi ve büyüleyici manzarası ile yalı, pazar kahvaltıları için eşsiz bir ortam sunuyor. Kahvaltı büfesinde Sait Halim Paşa’nın ödüllü şefi tarafından hazırlanacak geleneksel tatların yanı sıra Anadolu’nun nadide lezzetlerini geleneksel yöntemlerle sofralara taşıyan Nar Gourmet’in zengin ürün yelpazesinden seçilen bol ödüllü zeytinyağları, mevsimsel reçel ve marmelatları, yöresel bal ve seçkin ustaların hüneriyle hazırlanan lokum çeşitleri yer alıyor. Sadece pazar günlerine özel olarak hazırlanan yalıdaki kahvaltılar, 26 Temmuz’dan Eylül ayına kadar devam edecek.
info@saithalimpasa.com

Anadolu’nun Ekşi Mayalı Ekmek Çeşitleri, Nar Gourmet ile Sofranızda

ekmekler

Anadolu’nun sağlıklı lezzetlerini damak zevkimize sunmaya devam eden Nar Gourmet,  ekşi mayalı ekmek çeşitleri ile her öğüne özel sağlıklı alternatifler sunuyor. Bol tahıllı, Çavdarlı, Karışık Meyveli ve Cevizli Nar Gourmet Ekşi Mayalı ekmek, Nar Gourmet zeytinyağları, reçel ve marmelatları, pekmez ve bal çeşitleri ile iftar ve sahur sofralarınıza lezzet katıyor.

Nar Gourmet’in ürün çeşitliliğine lezzet katan Anadolu’nun ekşi maya ekmekleri, doğal mayalandırmayla yapılan ekmeklerdir. Geleneksel bir yöntem olan ekşi maya tekniği, hazır mayalardan çok önce buğdayın un haline getirilip su ile birleştirilerek bakterilerin aktive olmasının sağlanmasıyla, yaşayan bir maya üretimi ile ortaya çıkmıştır. Buğdayın anavatanı Anadolu’da tamamen geleneksel yöntemlerle yapılan ekşi maya kendine göre karakteristik özellikler kazanır; bu yüzdendir ki ekşi maya ile yapılan ekmeklerin birbirinden enfes lezzetleri de farklılık gösterir.

Nar Gourmet Ekşi Mayalı Ekmek Çeşitleri’nin Özellikleri;
Nar Gourmet Ekşi Mayalı Bol Tahıllı; Ayçiçek çekirdeği, malt unu, haşhaş tohumları ve yulaf kepeklerinin tam buğday unu ve ekşi maya ile bir araya gelmesiyle oluşan özel bir ekmek.

Nar Gourmet Ekşi Mayalı Çavdar Ekmeğiunu bilindiği üzere ekşitilmiş bir undur. Aynı zamanda vucudumuz için alabileceğimiz en yararlı buğday türüdür.  Çavdar unundan yola çıkarak köy unu ve Nar Gourmet Ekşi mayası ile hiç bir katkı maddesi kullanmaksızın yapılmıştır.

Nar Gourmet Ekşi Mayalı Cevizli Ekmek;Malt, tam buğday ve çavdar unu karışımını ve kavrulmuş cevizlerden oluşan harika tat. Nar Gourmet Ekşi mayasıyla yapılmıştır.

Nar Gourmet Kuru Meyveli Ekmek; Tam buğday unu, kuru meyveler ve Nar Gourmet Ekşi mayası ile yapılan en özellikli ekmeklerden biridir.

Afiyet olsun!

Nar Lokanta’da Ramazan Lezzetleri

ramazan

NAR Lokanta’nın iftar sofrası Ramazan ayında yine her zamanki gibi birbirinden lezzetli iftariyelikler ve klasik Türk mutfağının enfes yemekleri ile misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Şık ambiyansı, özel sunumu ile misafirlerini ramazan boyunca ağırlayacak olan Nar Lokanta’nın mönüsünde Anadolu mutfağının zengin lezzetlerini damak zevkimize sunan NAR Gourmet’in özel ürünleri yer alıyor.

Nar Gourmet’in eşşiz reçel, marmelat ve pekmezleri, yöresel peynir ve zeytin çeşitleri ve taş fırında pişmiş Ramazan pidesinin ardından Malhıtiye çorbası veya otlu çorbası ile başlayan iftar yemeği, etli soğan dolma, içli köfte ve saray usulü peynirli su  böreği gibi ara sıcaklar ve seçmeli ana yemekler ile devam ediyor.

Külbastı, kaşarlı köfte, tavuk pirzola ve sote sebze ve domatesli pilavdan oluşan Karışık Izgara Tabağı veya Sakızlı dana yahni kabaklı patlıcan beğendi ve ızgara gibi ana yemekler de menüde yer alıyor.

Nar, demirhindi, ahududu şerbetleri ve zencefilli limonata şerbetleri gibi geleneksel şerbetler ile taçlandırılan iftar yemeğinin sonunda ise NAR Lokantasının tatlı büfesinde, birbirinden muhteşem tatlılar misafirlerini bekliyor.

Kişi başı 95 TL (KDV dahil) olan Ramazanın vazgeçilmezi İftar yemekleriniz için www.narlokanta.com adresinden yerinizi ayırtabilirsiniz.

NAR Gourmet’nin Zengin Kahvaltı Sofralarıyla Güne NAR Lokanta’da Keyifle Başlayın!

kahvalti

Anadolu’nun tüm lezzetleri Nar Gourmet farkı ile Nar Lokanta’da sizleri bekliyor. Mutfak kültürümüzün yöresel zenginliği Nar Lokanta’da..  Kahvaltı geleneğini seçtiği özel yöresel ürünlerle şölene dönüştüren Nar Gourmet ve Nar Lokanta, zengin mönüsünü damak zevkinize sunuyor.

Nar Gourmet’in Anadolu Lezzetlerini, misafirperver sunumu ile renklendiren Nar Lokanta’da kahvaltı keyfinize Anadolu’nun dört bir köşesinden toplanmış taptaze lezzetler eşlik ediyor. Nar Gourmet’in zengin doğal ve katkısız reçel marmelatları; yöresel balları, organik meyvelerden ürettiği pekmezleri ve Türkiye’nin zengin zeytin kültüründen gelen zeytinyağları, eşsiz bir kahvaltı deneyimi sunuyor. Nar Gourmet’nin her biri lezzet harikası olan ürünlerinin eşlik ettiği zengin kahvaltı mönüsünde ayrıca Trabzon’un tereyağı, Ezine’nin beyaz peyniri, Trakya’nın eski kaşar peyniri, İzmir’in tulum peyniri, Anadolu zeytin çeşitleri, dana füme dilimleri, söğüş domates, salatalık ve mevsim yeşillikleri, Tokat’ın bazlaması, bişisi, Sarıyer’in meşhur kıymalı ve peynirli su böreği, mıhlama, tavada kızarmış yaprak peyniri, Antep omaçı; domates, beyaz peynir, maydanoz, taze soğan ve domates ile hazırlanmış minik köfteler, çökelek salatası; domates, salatalık, yeşil biber, lor peyniri, maydanoz, Kastamonu’nun sucuğu ile pişmiş sahanda yumurtaya dumanı üzerinde Nar Lokanta Taş fırınında özel olarak hazırlanmış sembusek, taze otlu lorlu pide, tahinli pide, tam buğday, haşhaşlı ekmek çeşitleri, poğaça ve simit çeşitleri bulunuyor. Bu lezzet şölenine ayrıca sınırsız sıcak içecek keyfi de dahil..

Anadolu’nun zengin kahvaltı kültürünü misafirperver bir karşılamayla deneyimlemek için www.narlokanta.com web sitesini inceleyebilir 0212 522 28 00 no’lu telefondan yerinizi ayırtabilirsiniz.

Gül Kokulu Bir Yolculuk:

gul

Nar Gourmet, YESAM ve Bora Jet’in “Gurme Lezzet Turları”nın bu seneki ilk durağı, “Güller Diyarı” Isparta oldu!

Isparta’nın tarihi dokusu ile mutfak kültürünü, bölgenin sembolü haline gelen ve sadece bu yöreye özgü yetiştirilen gülünü; gülün özenle işlenmesi ile açığa çıkan gül suyunun Osmanlı ve Türk yemek kültüründeki yerini yakından tanımak üzere, 29-31 Mayıs tarihlerinde bir yolculuğa çıktık…

Sagalassos Antik Kenti ve antik çağdaki yemek kültürüyle; hasat sırasında gül bahçelerinin baş döndürücü kokusuyla; Isparta’ya has kebap, Eğirdir Gölü’nün eşsiz manzarasında tattığımız sazan dolması ve yöreye has pek çok yerel lezzet ile büyülendik.

Hiçbir çiçeğin görmediği kadar sevgi ve öneme sahip olan güle yolculuğumuzu takiben; gerek tarihi gerekse mutfak kültürü açısından zengin Anadolu coğrafyasına devam edecek YESAM kültür turları hakkında detaylı bilgi almak için 444 4 287 no’lu telefonu arayabilir,  www.yemeksanatlari.org adresinden bilgi alabilirsiniz.

Dünya Gezginleri Nar Lokanta’yı Bu Yıl da “Mükemmeliyet Ödülü”ne Layık Gördü.

trip-advisor

Nar Lokantanın geleneksel ve modern yemek kültürü ve özel sunumu bu yıl da ödüllendirildi…

Dünyanın en büyük seyahat topluluğunu oluşturan TripAdvisor sitesi, kullanıcılarının yorum ve oylarıyla 2013 ve 2014 yıllarından sonra 2015’te de Nar Lokantası’nı “Mükemmeliyet Sertifikası” ödülüne layık gördü.

Türkiye’nin binlerce yıldır ev sahipliği yaptığı geleneksel ürünlerinin sergilenip tanıtılması hedefiyle geçmişi bugüne ve yarına taşıyan NAR Lokanta, damaklarda ve hafızalarda unutulmaz lezzetler bırakan eşsiz menüsü ile üst üste üçüncü yılda da TripAdvisor tarafından MÜKEMMELİYET SERTİFİKASI ile ödüllendirildi.

Dünya çapında 4,4 milyonun üzerinde konaklama yeri, restoran ve gezilecek yeri kapsayan ve aylık 315 milyona yaklaşan tekil ziyaretçinin konuk olduğu, 200 milyondan fazla yorum ve görüşün yer aldığı, dünyanın en büyük seyahat topluluğunu oluşturan Trip Advisor, Mükemmeliyet Sertifikası ödülünü kullanıcıların değerlendirme ve yorumları doğrultusunda veriyor.

TripAdvisor, Mükemmeliyet Sertifikası sahiplerini belirlemek için yorum puanları, genel değerlendirme, yorumların sayısı ve güncelliğinin de dahil olduğu, kullanıcılar tarafından oluşturulan çok çeşitli içerikleri temel alan özel bir algoritma kullanıyor.

NAR Lokantası, 2013 ve 2014 yıllarından sonra 2015’te de konuklarının yorumları ve yüksek puanları ile en çok tavsiye edilen seçkin restoranlar arasındaki yerini aldı.

Anadolu’nun yüzyıllar öncesinden gelen lezzetlerine yeniden hayat veren NAR Gourmet’nin, bu tatlarla oluşturduğu NAR Lokanta, hazırladığı özel menüsü ve zengin içeriği ile üç yıldır konuklarına mükemmellikten ödün vermeden hizmet etmeyi sürdürüyor.

Türkiye coğrafyası ve kültürünün seçkin lezzetlerini en doğal ve en taze bir şekilde sunarak geleneksel Türk mutfağını modern dünyaya taşıyan NAR Lokanta, üst üste üçüncü kez aldığı Mükemmeliyet Sertifikası ile konuk ağırlamadaki mükemmelliğini, ziyaretçilerinin takdiriyle bir kez daha tescillemiş oldu.

NAR Lokanta, yurt içi ev yurt dışından konuklarının layık gördüğü mükemmeliyet ödülleri ile geleneksel Türk ve Osmanlı mutfak kültürü değerlerinden oluşan yemekleri, “Saray Mutfak” kültüründen “Kırsal Mutfak” kültürüne kadar uzanan tüm mutfak kültürünü yarınlara taşımayı sürdürecek.

NAR Lokanta, Nuruosmaniye Cad.
ARMAGGAN No: 41 5. Kat
34120 Cağaloğlu / İSTANBUL

Nar Gourmet Anadolu Koleksiyonu Ödülleri Topluyor

altin-degerinde

Anadolu’ya özgü nadide zeytinlerden üretilen özgün zeytinyağı türleri ile uluslararası literatürde yer edinmeyi hedefleyen Nar Gourmet Anadolu Koleksiyonu’nun Antalya Beylik ve Antalya Tavşan Yüreği çeşitleri, İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Monocultivar Olive Oil Expo2015’te; ayrıca Antalya Tavşanyüreği çeşidi, NewYork International Olive Oil Competition 2015 (NYIOOC)’da ALTIN ödüle layık görüldü.

İtalya’da Nar Gourmet, zeytinyağı kalitesinde üstün fark yaratan üretici firmaların onurlandırıldığı Dinasty of the Year ödülünün de sahibi oldu.

Anadolu’nun doğal ve bölgesel ürünlerini, saflığını ve niteliğini özenle koruyup değer katarak sofralara sunan NAR GOURMET tarafından üretilen, “Anadolu Koleksiyonu” zeytinyağları, uluslararası değerlendirmelerde hak ettiği değeri buluyor.

Anadolu Koleksiyonu ürünlerinden Antalya Beylik ve Antalya Tavşan Yüreği, NAR GOURMET tarafından hayata geçirilen ”Anadolu Zeytinyağları Projesi” kapsamında üretiliyor. Türkiye’de ilk kez uygulanan proje ile Anadolu’nun eşsiz zeytinleri kendi bölgesinde toplanıp özel olarak tasarlanan bir tır ile yerinde, mobil olarak iki saat içinde işleniyor. Proje, kusursuz naturel sızma zeytinyağı üretiminde bir ilke imza atarken, üretimde tek çeşit tek bölge özelliğini vurguluyor. Monocultivar Olive Oil Expo organizasyonunda da bir bölgeye has tek çeşit yerel zeytinlerden edilen çok nadir yağları değerlendirilerek ödül veriliyor.

NAR GOURMET Genel Müdürü Samir Bayraktar, Anadolu Koleksiyonu ürünlerinin aldığı ödüller konusunda şunları söyledi: “Bugüne kadar gerçek değeri bilinmeyen yerel zeytin çeşitlerinden kusursuz natürel sızma zeytinyağı elde etmek için çıktığımız yolda ne kadar doğru adımlar attığımızı görüyoruz. Ürünlerimiz Türkiye’de olduğu kadar, dünyadaki uzmanlar tarafından da en değerli zeytinyağları arasında değerlendiriliyor. Zeytinyağlarımızın aldığı bu ödüller bizlere mutluluk ve gurur veriyor.”

NAR Gourmet Ayva Reçelli Fırın Sütlaç

firin-sutlac

Malzemeler
1 lt. (5 su bardağı) Süt
1 çay bardağı Pirinç
1 su bardağı Şeker
2 adet Yumurtanın sarısı
2 çorba kaşığı Nişasta
100gr. (½ kavanoz) NAR Gourmet Ayva Reçeli

Yapılışı
Pirinçleri yıkayıp üzerini geçecek kadar su ile kısık ateşte haşlayın.  Sütten bir çay bardağı ayırıp geri kalanını şeker ile kaynatın. Ayrılan süte nişasta ve yumurta sarılarını ekleyip iyice çırpın. Sıcak süte pirinçleri ve nişastalı karışımı ekleyip sürekli karıştırarak orta ateşte iki taşım kaynatın. Fırınınızın üst kısmını 180 derecede ısıtın. Sütlaç karışımını ısıya dayanıklı kaplara paylaştırın ve ortalarına birer çorba kaşığı ayva reçeli bırakın. Sütlaç kaselerini tepsiye yerleştirin ve tepsinin tabanına sıcak su ekleyip fırınlayın. Tatlılarınızın üzeri kızardıktan sonra soğutup dilerseniz vanilyalı dondurma ,dilerseniz de tarçın ile servis edebilirsiniz.

Bu enfes tarif, Cook Zone Mutfak Çözümleri tarafından geliştirilmiştir.

NAR Gourmet Ayva Ekşili Bahara Geçiş Bostanası

bahara-gecis-bostanasi

Malzemeler
¼  Karnabahar
¼ demet  Semizotu yaprakları
3 dal Taze soğan, sadece beyaz kısımları doğranmış
¼  demet Maydonoz, ince kıyılmış
¼ adet Nar taneleri
1 adet Turp, minik, halka şeklinde dilimlenmiş
4 adet Pekan cevizi, iri çekilmiş
3 çorba kaşığı NAR Gourmet Ayva ekşisi
5 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
Tuz ve karabiber, yeterince

Yapılışı
Karnabaharı minik çiçeklerine ayırın, semizotu yapraklarını,  taze soğanları, turbu, maydonozu, pekan cevizi ve nar tanelerini geniş bir salata kasesinde birleştirin. Karışımın üzerine ayva ekşisi, zeytinyağı, tuz ve karabiber ekleyip harmanlayın. Dilerseniz sumak ya da kimyon ekleyip farklı tatlar da elde edebilirsiniz.

Bu enfes tarif, Cook Zone Mutfak Çözümleri tarafından geliştirilmiştir.

NAR Gourmet Ayva Ekşili “Steak Tartar”

ayva-eksili-steak-tartar

Malzemeler
1 adet  Yumurta
70 gr. Dana bonfile, minik küpler halinde kesilmiş
1 çorba kaşığı Kapari
2 adet Kornişon turşu, minik küpler halinde kesilmiş
¼ adet Kırmızı soğan, ufak boy, minik küpler halinde kesilmiş
1 tatlı kaşığı NAR Gourmet Ayva Ekşisi
1 çorba kaşığı Taze baharat karışımı (nane, kişniş, maydanoz, tarhun, mercanköşk), ince kıyılmış
Tuz ve karabiber

Yapılışı
Geniş bir kapta yumurta hariç tüm malzemeyi birleştirip, karıştırın.  Yumurtanın üst kısmını kesin. İçin nazikçe boşlatın, sarısını beyazından boşalttıktan sonra sarısını tekrar yumurta kabuğunun içine koyarak steak tartarın yanında servis edin. Dilerseniz sarısını direk steak tartarın üzerinde de servis edebilirsiniz.

Bu enfes tarif, Cook Zone Mutfak Çözümleri tarafından geliştirilmiştir.

NAR Gourmet Ayva Reçelli Kuzu Ragulu Ravyoli

kuzu-ragulu-ravyoli

Malzemeler
1 su bardağı Un
1 adet Yumurta
2 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
100 gr. Kuzu kıyma
1 adet Soğan, ince doğranmış
1 adet Havuç, ince doğranmış
2 diş Sarımsak, ince doğranmış
2 çorba kaşığı NAR Gourmet Ayva Reçeli (taneli)

Yapılışı
Un, 1 çorba kaşığı zeytinyağı, tuz ve gerektiği kadar suyu karıştırıp hafif sert bir makarna hamuru yapın. Hamuru streçe sarın ve buzdolabında dinlendirin. Bu sırada bir tavada kuzu kıymayı, havuç, soğan ve sarımsagı kalan zeytinyağında sebzeler hafifçe yumuşayıp kıyma da pişene kadar kavurun. Kıyma karışımını ateşten aldıktan sonra ayva reçeli tanelerini ekleyip, soğuması için dolaba kaldırın. Tüm malzemeleriniz soğuduktan sonra hamuru ince olarak açın. Hamurun yarısına aralıklı olarak kıyma karışımından koyun. Diğer yarısını üzerlerine kapatın ve daire şeklinde bir kalıp ya da çay bardağı ile kıymalar ortada kalacak şekilde kesin. Geniş bir tencerede bol su kaynatın, ravyolileri suda haşlayıp süzün. Yanında ayva reçeli ile servis edin.

Bu enfes tarif, Cook Zone Mutfak Çözümleri tarafından geliştirilmiştir.

NAR Gourmet Zeytinyağları ile Izgara Yaz Sebzeleri

yaz-sebzeleri

Malzemeler
1 adet Kemer patlıcan, alacalı soyulmuş, dilimlenmiş
2 adet Kabak, verev dilimlenmiş
2 adet Sarı dolmalık biber, çekirdekleri çıkartılmış, boylamasına 4’e bölünmüş
3 adet Kapya biber, çekirdekleri çıkartılmış, boylamasına 4’e bölünmüş
3 adet Kırmızı soğan, ufak, soyulmuş, ortadan 2’ye kesilmiş
1 çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Biberiye
¼ su bardağı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
NAR Gourmet Kırmızı Biber Çeşnili Zeytinyağı

Yapılışı
Tüm sebzeleri geniş bir kasede birleştirin. Üzerine zeytinyağı ve organik biberiyeyi dökün. Beraberce güzelce harmanlayın. Izgaranızı ya da mangalınızı yakın. Sebzeleri ızgaranın üzerine yerleştirin ve yumuşayıncaya kadar pişirin. İster sıcak ister ılık olarak üzerine kırmızı biber çeşnili zeytinyağı dökerek servis edin.

NAR Gourmet Kayısı Marmelatlı Ponçik

poncik

Malzemeler
4 su bardağı Un
1 çay kaşığı Tuz
10 gr. Kuru maya
1 çorba kaşığı toz şeker
½ su bardağı Süt, ılık
1 Yumurta sarısı
2 Yumurta
½ su bardağı Tereyağı, oda sıcaklığında
1 kavanoz NAR Gourmet Kayısı Marmelatı
Pudra şekeri, yeterince

Yapılışı
Fırınınızı 200C’ye ısıtın. Geniş bir kapta un, tuz, maya ve şekeri birleştirin.  Sütü yumurta sarısı ve yumurtalar ile çırpın. Un karışımına ekleyin. Oda sıcaklığındaki yumuşak tereyağını da ekleyin. Tüm malzeme birleşene kadar yoğurun. Hazırladığınız hamurun üzerine hafif nemli bir bez örtün ve 1 saat kadar dinlendirip, kabarmasını sağlayın.  Kabaran hamurun, üzerine hafifçe bastırıp gazını çıkarın. Daha sonra hamuru 2’ye bölün. Her bir parçayı daire şeklinde açın ve 8 eşit üçgene bölün. Üçgenlerin kalın tarafına tepeleme 1 çorba kaşığı kayısı marmelatı koyun ve hamuru sivri ucuna doğru gevşekçe sarın.  Ponçikleri bir tepsiye dizin ve fırında 15-20 dakika üstleri altın sarısı rengini alana kadar pişirin.
Ponçikleri fırından çıkardıktan sonra soğumalarını bekleyin. Servis etmeden önce üzerlerine pudra şekeri serpin.

Avokadolu Yeşil Salata, NAR Gourmet Antep Fıstık Yağı ve Limon Sosu ile

avokadolu-yesil-salata

Malzemeler
1 adet Avokado, soyulmuş, küp şeklinde kesilmiş
10 adet Kiraz domates, ortadan 2’ye kesilmiş
1 demet Roka, yaprakları ayıklanmış
1 adet Lolorosso, irice doğranmış
4 çorba kaşığı NAR Gourmet Antep Fıstığı yağı
1 adet Limonun suyu

Yapılışı
Geniş bir salata kasesinde roka yapraklarını ve lolorossoyu birleştirin. Antep fıstığı yağı ve limon suyunu döküp, yaprakları harmanlayın. Üzerine kiraz domatesleri ve avokadoları koyarak servis edin.

Fırında Çeşnili Patates

firinda-patates

Malzemeler
4 adet Patates, soyulmuş, iri küp kesilmiş
1 çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Kekik
1 çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Pul Biber
4 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
2 çay kaşığı Tuz

Yapılışı
Yanmaz bir tavada zeytinyağını hafifçe ısıtın, içine patatesleri atın ve patateslerin dışları çıtır, içleri yumuşak olana dek kavurun. Ocaktan almadan önce kekik, pul biber ve tuzunu ekleyin, bir iki kere daha çevirdikten sonra sıcak olarak ızgara bir etin yada omletin yanında servis edin.

NAR Gourmet Portakal Kabuğu Reçelli Mini Kekler

mini-kekler

Malzemeler
2 su bardağı Un
½ çay kaşığı Tuz
½ paket Kabartma tozu
½ su bardağı Şeker
½ su bardağı Tereyağ + 1 çorba kaşığı, oda sıcaklığında
2 adet Yumurta
1 su bardağı süt
1 kavanoz NAR  Gourmet Portakal Kabuğu Reçeli

Yapılışı
Fırını 180c’ye ısıtın. Mini kek kalıplarınızı 1 çorba kaşığı tereyağ ile yağlayın. Portakal kabuklarını boylamasına ortadan 2’ye kesin. Şeker ve tereyağını bir kapta pürüzsüz olana dek çırpın, sonra yumurtaları ve sütü ekleyin. Başka bir kapta unu, tuzu, kabartma tozunu beraber eleyerek karıştırın. Daha sonra ıslak karışımı kuru karışım ile birleştirerek bir hamur oluşturun. Hamuru yağlanmış kek kalıplarına eşit olarak paylaştırın, her bir kek için kestiğiniz portakal kabuklarından 2 adet gelecek şekilde hamurun ortasına yerleştirin. Önceden ısıttığınız fırında 20-25 dakika, yada bir kürdan soktuğunuzda temiz çıkana kadar pişirin.

NAR Gourmet Vişne Reçelli Çikolatalı Sufle

sufle

Malzemeler

3 çorba kaşığı Tereyağ, oda sıcaklığında
2 çorba kaşığı Kakao tozu
80 gr. Bitter çikolata (1 küçük paket), parçalara ayrılmış
½ paket Vanilya
2 adet Yumurta, akı ve sarısı ayrılmış
2 çorba kaşığı Şeker
1 çimdik Tuz
1 kavanoz NAR Gourmet Vişne Reçeli

Yapılışı

Fırını 200C’ye ısıtın. 1 çorba kaşığı tereyağı ile sufle kaplarınızı yağlayın. Kapların içine kakao dökün ve her tarafına bulanmasını sağlayın. Fazlasını dışarı dökün. Bir tencere suyu ateşe koyun, üzerine de cam bir kase oturtun, camın altının suya değmemesine özen gösterin. Su kaynayınca, camın içine bitter çikolata parçalarını koyun. Ara ara karıştırarak eritin. Daha sonra ateşten alın ve içine vanilyayı ekleyin.  Hafifçe soğuduktan sonra yumurta sarılarını teker teker ekleyin ve hafifçe çırpın. Başka bir kapta yumurta beyazlarını tuz ile beraber, kar gibi olana kadar çırpın. Yumurta beyazlarını çikolata karışımına çok yavaşça karıştıra karıştıra ekleyin.  Hazırladığınız karışımı sufle kaplarına eşit miktarda, kabın ¾’üne gelecek kadar doldurun.  Fırında 20 dakika kadar pişirin. Sufleler fırından çıktıktan sonra üzerlerine 2 çorba kaşığı kadar vişne reçeli koyarak servis edin.

NAR Gourmet Fesleğen Çeşnili Zeytinyağı ile Karidesli Makarna

karidesli-makarna

Malzemeler
1 paket Linguine makarna
250 gr. Orta boy karides, soyulmuş
4 çorba kaşığı NAR Gourmet Fesleğen Çeşnili Zeytinyağı
1 çorba kaşığı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
4 çorba kaşığı Kapari
7-8 yaprak Fesleğen, ince şeritler halinde doğranmış
1 adet Limonun kabukları (ince doğranmış)

Yapılışı
Geniş bir tencerede makarna suyunuzu kaynatmaya başlayın. Su kaynadıktan sonra makarnaları içine atın ve pakette yazan zamana göre, hafif dişe gelir yumuşaklıkta olana dek pişirin. Bu sırada geniş bir tavada zeytinyağını ısıtın, karidesleri soteleyin. Fazla pişirmemeye özen gösterin aksi takdirde lastik gibi olurlar. Karidesler piştikten sonra pişen makarnayı süzüp tavaya ekleyin. Ateşi kapatın. Tavaya fesleğen çeşnili zeytinyağını, limon kabuklarını ve kapariyi ekleyip, makarnayı iyice karıştırın. Üzerine fesleğen yapraklarını serperek servis edin.

NAR Gourmet Narenciye Ballı Lokma Tatlısı

lokma-tatlisi

Malzemeler

2 ½ su bardağı Un
2 çorba kaşığı Yaş maya
1 ½ su bardağı Su
4 adet Damla sakızı, dövülmüş
1 çay kaşığı Tuz
Kızartmak için yağ
1 kavanoz NAR Gourmet Narenciye Balı
Tarçın

Yapılışı

Geniş bir kaba, ununuzu eleyerek ekleyin.   Ortasını açın, ½ bardak ılık su ve mayayı ekleyin, mayayı ezerek una karıştırın. Boza kıvamında elde ettiğiniz hamuru sıcak bir yerde 30-40 dakika bekletin. Hamura daha sonra toz haline getirilmiş damla sakızı ve tuzu ekleyin. Çırparak hamura yedirin. Yine sıcak bir yerde bekletin. Hamur iki misline kadar kabarınca, yağınızı kızdırın. Hamurdan yağlanmış bir kaşıkla ufak toplar kesip kızgın yağa atın. Toplar altın sarısı rengini alınca kevgirle, üzerine kağıt havlu serilmiş bir tabağa alın. Tüm hamuru kızarttıktan sonra narenciye balını yanında veya üzerine dökerek servis edin.

NAR Gourmet İncir Pekmezli Kurabiye

pekmezli-kurabiye

Malzemeler

2 su bardağı Un
1 ½ çay kaşığı Kabartma tozu
1 çay k. Tarçın
½ çay kaşığı Tuz
1 su bardağı Şeker
¾ su bardağı Tereyağ, oda sıcaklığında
1 adet Yumurta
¼ su bardağı NAR Gourmet İncir Pekmezi
3 çorba kaşığı Şeker

Yapılışı

Fırını 200C’ye ısıtın. Geniş bir kapta unu, tarçını, kabartma tozunu ve tuzu beraberce eleyin. Başka bir kapta şeker ve tereyağını pürüzsüz olana kadar çırpın. Daha sonra içine yumurta ve pekmezi ekleyin. Hazırladığınız ıslak karışımı kuru karışımla birleştirerek hamuru oluşturun.  Oluşturduğunuz hamuru çapı 8 cm. Olan bir silindir haline getirin. Hamuru streçe sarın ve 20-30 dakika kadar buzdolabında bekletin. Daha sonra soğuyan hamurunuzu tırtıllı veya çok keskin bir bıçak ile 1 cm kalınlığında dilimler  halinde kesin. Kurabiyelerinizi yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine koyun. Üzerine şeker serpişitirin. Fırında 10-15 dakika kenarları sertleşene kadar pişirin. Soğuyunca servis edin.

Kepekli Tava Keki, NAR Gourmet Süzme Çiçek Balı ile

kepekli-tava-kek

Malzemeler
¾ su bardağı Kepek unu
¾ su bardağı Un
2 çorba kaşığı Şeker
1 paket Kabartma tozu
½ çay kaşığı Tuz
1 ½ su bardağı süt
1 adet Yumurta
½ paket Toz vanilya
3 çorba kaşığı Tereyağ, eritilmiş
2 çorba kaşığı Tereyağ, katı
½ su bardağı NAR Gourmet Süzme Çiçek Balı

Yapılışı
Geniş bir kaba, kepek ununu, unu, kabartma tozunu, vanilyayı, şeker ve tuzu beraber eleyin. Bu işlemi 2 kere yaptıktan sonra kabı kenara alın. Başka bir kapta süt ve yumurtayı karıştırın. Süt karışımını kuru karışımla iyice karıştırın. Topaklanmamasına özen gösterin. Küçük bir yapışmaz tavayı ısıtın, eritilmiş tereyağından sürün, hazırlamış olduğunuz hamurdan bir kepçe dolusu tavaya dökün ve tavayı hafifçe eğerek her tarafa yayılmasını sağlayın. Hamurun üzerinde gözenekler oluşunca diğer tarafına çevirin. Her iki tarafı da hafif kahverengileşince bir tabağa alın. Üzerine ince bir katman tereyağ sürün, 1-2 çorba kaşığı balı sürün. Hamur bitene kadar bu işlemi tekrar edin. Bal ve tereyağ sürerek hazırladığınız tava keklerinizi üst üste dizin. Tüm hamur bittikten sonra kalan balıda en üstten akacak şekilde dökerek servis edin.

NAR Gourmet Organik İncir Pekmezli Dondurma

pekmezli-dondurma

Malzemeler
1kg. Kaymaklı Dondurma
½ su bardağı NAR Gourmet Organik İncir Pekmezi
12 adet Taze incir,fazla yumuşak olmayan
4 çorba k. Antep fıstığı, iri çekilmiş

Yapılışı
İncirleri boylamasına, sonuna kadar kesmeden 4’e bölün. Tabaklara 3’er adet inciri dik bir biçimde koyun. Ortalarını hafifçe bastırarak açın, her bir incirin ortasına bir top kaymaklı dondurma koyun. Daha sonra incirlerin üzerinden hafifçe incir pekmezini gezdirin. Üzerlerine Antep fıstığı serperek servis edin.

Kızarmış Elma Dilimleri

kizarmis-elma-dilimleri

Malzemeler
1 su bardağı Un
½ paket Kabartma tozu
½ çay kaşığı Toz muskat
1 çay kaşığı Toz tarçın
2 çorba kaşığı Şeker
¼ çay kaşığı Tuz
1 Yumurta
1 ¼ su bardağı Kefir
1 kutu NAR Gourmet Elma Kurusu
Kızartmak için yağ

Yapılışı
Geniş bir kaba, unu, kabartma tozunu, muskatı, tarçını şeker ve tuzu karıştırın. Başka bir kasede ise yumurta ve kefiri çırpın. Daha sonra ıslak karışımı kuru karışıma ekleyin ve topaklaşmadan iyice karıştırın. Geniş bir tencerede yağınızı ısıtın. Kutudan çıkardığınız elma dilimlerini hazırladığınız ıslak hamura batırın, her tarafı kaplandıktan sonra kızgın yağda iki tarafı da altın sarısı rengini alana kadar kızartın. Üzerine kağıt havlu serilmiş bir tabağa alın. Kalan elmaları da aynı işlemi uyguladıktan sonra üzerine pudra şekeri ve tarçın serperek servis edin.

Katıklı Ekmek, NAR Gourmet Antakya Savrani Zeytinyağı ile

katikli-ekmek

Malzemeler
2 adet ekmek hamuru
1 çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Dağ Kekiği
1 çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Sumak
½ çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Rezene, öğütülmüş
½ çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Kişniş, öğütülmüş
½ çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Kimyon, öğütülmüş
2 çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Susam
2 çay kaşığı Tuz
½ su bardağı NAR Gourmet Antakya Savrani Zeytinyağı

Yapılışı
Fırınınızı 200C’ye ısıtın. Ekmek hamurlarının her birini 4’e bölün, tezgahta yuvarlayın. Üzerlerine hafif nemli bir bezle kapatarak 15 dakika dinlendirin. Bu sırada baharatların hepsini tuz ve ¼ su bardağı zeytinyağı ile karıştırın. Dinlenen hamur parçalarını merdane yada elinizle pide kalınlığında daire şeklinde açın. Her bir hamur parçasının üzerine 2 çorba kaşığı baharat zeytinyağı karışımından sürün. Aynı işlemi tüm hamurlara uyguladıktan sonra fırında çıtır olana kadar ortalama 30-35 dakika pişirin. Sıcak olarak yanında kalan zeytinyağı ile servis edin.

Meyve Salatası, NAR Gourmet Karadut Sirkesi ile

meyve-salatasi

Malzemeler
1 adet Yeşil elma, ortası çıkartılmış, küp küp doğranmış
1 adet Muz, dilimlenmiş
1 adet Avokado, kabuğu ve çekirdeği çıkartılmış, küp doğranmış
2 adet Mandalina, soyulmuş, derisi çıkartılmış
¼ su bardağı Kuru üzüm
¼ su bardağı Ceviz içi, iri çekilmiş
2 çorba kaşığı NAR Gourmet Antep fıstığı yağı
4 çorba kaşığı NAR Gourmet Karadut Sirkesi

Yapılışı
Tüm meyveleri geniş bir kapta birleştirin. Başka bir kapta Antep fıstık yağı ile karadut sirkesini çırpın. Hazırladığınız sosu meyvelerin üzerine dökün. ezmeden hafifçe karıştırıp servis edin.

NAR Gourmet Fesleğen Çeşnili Zeytinyağı ile Kağıtta Alabalık

kagitta-alabalik

Malzemeler
4 adet Alabalık, bütün, pulları alınmış ve içi temizlenmiş
1 çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Biberiye
2 çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Pul biber
1 demet Maydanoz, sapları ayıklanmış
2 adet Limon, dilimlenmiş
NAR Gourmet Fesleğen Çeşnili Zeytinyağı
4 adet 30x30cm yağlı kağıt

Yapılışı
Fırını önceden 160C’ye ısıtın. Alabalıkların her birini yağlı kağıt üzerine yerleştirin. İç oyuğuna, ½ limon dilimleri, ¼ çorba kaşığı biberiye, ½ çorba kaşığı pul biber, ¼ demet maydanoz ile doldurun. Kağıtların kenarlarını birleştirin, hiç açık yer kalmayacak şekilde katlayın . Balıkları fırın tepsisine yerleştirin ve 20-25 dakika, balıklat yumuşayıncaya kadar pişirin. Pişen balıkları fırından alın, her bir balık bohçasını tabaklara alıp servis edin. Kağıdı açtığınız an hala dümanı tüterken üzerine fesleğen çeşnili zeytinyağını gezdirin.

Humus, NAR Gourmet Kırmızı Biber Çeşnili Zeytinyağı ve Organik Kekik ile

humus

Malzemeler
2 su bardağı Nohut, haşlanmış
3 diş Sarımsak
1 çay kaşığı NAR Gourmet Organik Kimyon, öğütülmüş
1 adet Limonun suyu
½ su bardağı Tahin
¼ su bardağı NAR Gourmet Erken Hasat Zeytinyağı
2 çay kaşığı Tuz
1 çorba kaşığı NAR Gourmet Organik Kekik
NAR Gourmet Kırmızı Biber Çeşnili Zeytinyağı

Yapılışı
Nohutun tek tek kabuklarını çıkartıp, mutfak robotunda, sarımsak, limon suyu, tahin, kimyon ve tuz ile beraber çekin. Makine hareket halindeyken zeytinyağını yavaş yavaş dökerek nohutlara karıştırın. Pürüzsüz bir püre haline gelince, yayvan bir tabağa koyun, üzerine kaşıkla istediğiniz şekilde yarıklar açın. Kırmızı biber çeşnili zeytinyağını üzerinde gezdirin, kekiği serpin ve servis edin.

Kuzugöbeği Mantarı Dolması

mantar

Avrupa’da nadir bulunan ve koruma altına alınan birçok mantar türü ülkemizde bol miktarda bulunmaktadır. Bu mantarlardan en önemlilerinden biri olan ve dünya mutfaklarında “morel” olarak adlandırılan kuzugöbeği mantarı ise, sözünü ettiğimiz mantar türleri içersinde en lezzetlilerinden biri olarak anılır.

Batı Anadolu’da görüntüsünden dolayı, kuzugöbeği adı verilmiştir. Bazı bölgelerimizde sadece “göbek”, “kara göbek”, “köme” olarak da adlandırılmıştır. Tarihte Türkler’in mutfağına ilk aldığı mantar olarak bilinir. Azerbaycan’da 16. yüzyılda yapılmış yemek tariflerine bile rastlanır. Çorum, Kastamonu ve Safranbolu yöresinde bu mantara Azericesine yakın bir ad olan söbelek veya sömelek verilmiştir.

İlkbaharın ortalarına doğru meydana çıkan kuzugöbeği mantarı taze olarak Fethiye-Kalkan-Kaş arasındaki yaylalarda bol miktarda bulunur. Fethiye’ye bağlı Yeşil Üzümlü Kasabası’nda her yıl Kuzugöbeği Festivali’yle karşılanmaktadır. Fethiye mutfağında terbiyeli çorbası, Çorum ve İskilipli kadınların mutfağında ise bulgurile yapılan dolması bilinir.

Biz sizinle Çorum ve İskilip çevresinden yapılan dolmasının tarifini paylaşmak istedik. Bu lezzetli yemeği kuzugöbeği mantarının tazesinin kolayca bulunabileceği bu mevsimde yapmanızı tavsiye ederiz.

(4 kişilik)

Malzemeler
20 adet Kuzugöbeği mantarı, irilerinden

İç harcı için
½ su bardağı Bulgur
½ demet Maydanoz, ince kıyılmış
1 çay kaşığı Kimyon
1 adet Domates, soyulmuş ve ince kıyılmış
2 adet Yeşil biber, çekirdekleri ayıklanmış, ince kıyılmış
1 çorba kaşığı Salça
1 çorba kaşığı Tereyağ
Tuz
Karabiber

Üzeri için
2 çorba kaşığı tereyağ

Yapılışı
Mantarları kaynar suda 10 dakika kadar haşlayın. Soğanı tereyağında yumuşayıncaya kadar kavurun. İçine önce biberleri sonra domatesleri ekleyip kavurmaya devam edin. Daha sonra bulgur, maydanoz, kimyon, salça, tuz ve karabiberi de ekleyip, bulgurlar hafif yapışana kadar kavurun. Hazırladığınız içi mantarların içine doldurun, mantarlı sığ bir tencereye dizin. Yarısına gelecek kadar su koyun ve çok kısık ateşte kapağı kapalı olarak 30-35 dakika bulgurlar yumuşayıncaya kadar pişirin.

Kaya Tuzunuza Aroma Katın

kaya-tuzu

Bir zamanlar para yerine kullanılan ve değeri altın ile ölçülen tuz, günümüzde sağlıkla ilgili çelişkiler yaratsa da her insanın belli bir miktar tuz tüketmesi vücudumuzun tam olarak işlevselliğini gösterebilmesi için zorunludur. Tuz olmadan beyin fonksiyonlarımızın işlemeyeceği gibi vücudumuzun %60’ını oluşturan suyun da damarlarda ve hücrelerde kalması mümkün olmaz.

Türkiye’de ve dünyada farklı farklı tuz çeşitlerine rastlanmaktadır. Ancak sofrada ve mutfakta kullandığınız tuzların cinsi ne olursa olsun kaya tuzu olması sağlık açısından büyük önem taşır. Kaya tuzu alt solunum yolları hastalıklarına iyi geldiği gibi, cildin güzelleşmesi ve stresin vücuttan atılması gibi faydaları da mevcuttur.

Bir tuz değirmeni içerisine doldurduğunuz kaya tuzunu, gerek yemek yaparken gerekse direk pişmiş yemeğe eklerken kolaylıkla kullanabilirsiniz. Eğer dilerseniz tuzunuzu çeşitli baharatlar ile çeşnilendirip, yemeklerinize hem tuzu hem de güzel baharat aromalarını aynı anda katabilirsiniz.

İşte size evde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz çeşnili tuz tarifleri:

Biberiye ve narenciye aromalı tuz: ¼ su bardağı kaya tuzu, 1 çay kaşığı kurutulmuş ve ince rendelenmiş limon kabuğu, 1 çay kaşığı kurutulmuş ve ince rendelenmiş portakal kabuğu, 2 çay kaşığı NAR Gourmet Organik biberiye.

Kimyon ve pul biber aromalı tuz: ¼ su bardağı kaya tuzu, 2 çay kaşığı NAR Gourmet Organik Pul Biber ve 1 çay kaşığı NAR Gourmet Organik Tane Kimyon .

Susamlı tuz: ⅛ su bardağı kaya tuzu, ¼ su bardağı NAR Gourmet Organik Susam
(Susam ve tuzu karıştırmadan önce susamları kuru bir tavada düşük ateşte hafif kokusu çıkana kadar ısıtıp ateşten alın. Soğuduktan sonra tuz ile birleştirin.)
Hazırladığınız tuzları, ızgara et, balık, tavuk, sebze ve kızarmış patates ile kullanabilirsiniz.

Nar Gourmet Anadolu’nun Eşsiz Yağlarını Koruma Altına Alıyor

zeytinin-izinde

“Anadolu Zeytinyağları Projesi”ni hayata geçiren Nar Gourmet, kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya olan eşsiz zeytinlerden üretilen zeytinyağı çeşitlerini dünyaya tanıtıyor. Anadolu’ya özgü nadide zeytinleri hasat edildikten sonra iki saat içinde Mobil Zeytinyağı İşleme Tesisi’nde işleyen Nar Gourmet, özgün zeytinyağı türlerinin uluslararası literatürde yer edinmesini hedefliyor.

Anadolu’nun doğal bölgesel ürünlerini, saflığını ve niteliğini özenle koruyup değer katarak sofralara sunan NAR GOURMET, “Anadolu Zeytinyağları Projesi” ile Türkiye’nin zeytinyağı üretimindeki ezberini bozuyor. Yerel zeytinyağı üreticilerinin desteklendiği “Anadolu Zeytinyağları Projesi” ile değeri çok az bilinen seçkin zeytinyağı türleri ulusal ve uluslararası ölçekte pazara sunuluyor.

Proje kapsamında, İtalya’da özel olarak üretilen zeytinyağı sıkım makinesini Türkiye’de mobil olarak hizmete sokan NAR GOURMET, Mardin, Hatay, Manisa, Mersin, Antalya, Ayvalık’taki yöresel zeytin çeşitleri ile zeytinin anavatanı Anadolu’nun zengin gen kaynaklarını açığa çıkarmayı ve eşsiz zeytinyağı türlerinin uluslararası literatürde yer edinmesini hedefliyor.

Sanayi Bakanlığı’nın destek verdiği proje ile yöresel çeşitlere ait meyveleri kendi ekolojisinde hasat edildikten sonra iki saat içinde işleyen NAR GOURMET, fabrikayı tarlaya taşıyarak kusursuz naturel sızma zeytinyağı üretiminde bir ilke daha imza atıyor.

NAR GOURMET Genel Müdürü Samir Bayraktar “Anadolu Zeytinyağları Projesi” kapsamında, Mobil Zeytinyağı İşleme Tesisi ile bugüne kadar gerçek değeri bilinmeyen ve sadece yerel pazarlarda değerlendirilen yerel zeytin çeşitlerinden kusursuz natürel sızma zeytinyağı elde etmeyi hedeflediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Ulaştığımız sonuçları hem bilim dünyası, hem sektör, hem de üreticiler ve yerel yöneticiler ile paylaşacağız. Bunun için bir zeytinyağı ekstraksiyon makinesini küçük bir ‘mobil zeytinyağı işleme tesisi’ne çevirdik. Bununla zeytini fabrikaya değil, fabrikayı zeytine ulaştırarak hasat edilecek zeytinlerin en kısa zamanda ve en kusursuz şekilde zeytinyağı olarak işlenmesini sağlayacağız. Proje ile ülkemizin butik zeytinyağı üretimi yapılan zeytin çeşitlerine yöresel çeşitlerin de katılması sağlanmış olacak, bunların yurt içi ve dışında alabilecekleri ödüller ile özellikle ülkemizin tanıtımına ve ihracatına büyük katkı sağlanacaktır.”

Türkiye’de tescil edilen 88 adet zeytin çeşidinin yalnızca %10’u ekonomik bir değer taşıyor. Bu da bir tır ile mobil hale gelen zeytinyağı işleme tesisinin her bir bölgenin mahsülünden yüksek kalite zeytinyağı elde edebilme açısından önemini daha fazla ortaya koyuyor. Proje ayrıca üretimde tek çeşit tek bölge özelliğini bir kez daha vurgularken, üreticinin ve yörenin kalkınmasına da katkıda bulunuluyor.

Mübadele Mutfağından Lezzetler

ege-denizinin-iki-yakasi

Türkiye ve Yunanistan arasında 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan “Türk-Rum Nüfus Mübadele Antlaşması” ile 480 bin kadar Müslüman ve 850 bin kadar Anadolu’lu Rum zorunlu olarak yer değiştirdiler. Birçok insanın hayatını alt üst eden, yerinden yurdundan ayıran bu büyük göç ile insanlar, beraberinde alışageldikleri örf ve adetlerin yanısıra yemek kültürlerini de getirdiler. Mübadele sonucu Ege denizinin her iki yakasında da kendine özgü yemek kültürlerini yaratan bu halkların günümüze kadar taşıdıkları yemekler, Anadolu yemekleri ile birleşerek bir sentez oluşturmuştur. Balkan Türkler’inin beraberlerinde getirdikleri köfte ve börek çeşitleri, Girit Türkler’inin beraberinde getirdikleri ot ve zeytinyağı kültürünün günümüz yemek kültürüne katkısı büyüktür.

Özellikle konu zeytinyağı olduğu zaman, mübadillerin Anadolu’ya ayak basması ile zeytinyağı üretimi ve tüketimi belirgin bir şekilde artmıştır. Özellikle Ege bölgesinin en temel gıdalarından biri haline gelmesinin yanı sıra zeytinyağı, Akdeniz diyeti diye adlandırılan ve Akdeniz’e kıyısı olan tüm ülkelerin mutfak kültürünü de kapsayan yeme alışkanlığının en temel besin maddesini oluşturmaktadır. Türk mutfağında “zeytinyağlılar” başlığı altında kategorize edilen yemek çeşitleri sadece mevsim sebzelerinden yapılmaktadır. Oysaki Akdeniz ve Ege bölgelerini de içine alan Batı Anadolu’nun yemek kültüründe zeytinyağı her yemeğin içinde, hatta kızartmaların yapılışında dahi kullanılmaktadır.

Sabah kahvaltılarında bile gerek fırından çıkan taze ekmeğin üzerine dökerek gerekse, kekikle bezenmiş taze bahçe domateslerinin üzerine damlatılarak tüketilen zeytinyağı, ayrıca haşlanmış yumurta dilimleri ya da zeytinyağında pişirilmiş sahanda yumurtaya da ayrı bir lezzet katar.

Anadolun’un Zengin Kahvaltı Sofraları

kahvalti

Günün en sağlıklı öğünü kahvaltı, Nar Gourmet’nin Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş tatlarına yeniden hayat veren yaklaşımı ve geleneksel yöntemlere duyduğu saygıyla, hak ettiği değeri bir kez daha buluyor. Nar Gourmet, özenle seçilmiş zeytinlerden soğuk sıkım elde ettiği zeytinyağları, özenle seçtiği meyvelerden el yapımı katkısız reçelleri, organik meyveleri kaynatarak hazırladığı pekmezleri ve her biri bölgesinin rayihalarını kusursuz bir şekilde taşıyan saf ballarıyla sağlıklı ve nefis bir kahvaltı için vazgeçilmez lezzetler sunuyor. Damaklarda uzun süre silinmeyecek izler bırakıyor.

Sirkeler Hakkında Bilmedikleriniz

elma-sirkesi

Sirke, mayalanabilir karbonhidrat kaynağı olan (şekerli) hemen hemen her üründen yapılabilmektedir. İki aşamalı bir fermentasyon süreci ile üretilmektedir. Yani doğal yollarla üretilen sirkede pek çok meyve çeşidi, yararlı mikroorganizmalar kullanılarak fermente edilmekte ve pek çok yararlı etkiye sahip bir sıvı oluşturulmaktadır.

Sirkenin tarihçesi şarabın/biranın tarihi kadar eskidir. İnsanoğlu sirkeyi binlerce yıldır çeşni ve gıda koruyucusu olarak kullanmaktadır. Ayrıca eski çağlarda sirke gıda olarak tüketilmesinin yanında ilaç olarak da kullanılmıştır. Hipokrat’ın sirkeyi enfeksiyon, iltihap ve ülserin temizlenmesinde kullandığı kaynaklarda yer almaktadır. O dönemde sirke ve baldan yapılan ilaç öksürük tedavisinde kullanılmıştır.

Son yıllarda sirke birçok sağlık sorununa çözüm olarak gündeme gelmektedir. Sirkenin antibakteriyel aktivitesi, kan basıncını düşürme konusundaki etkisi, kardiyovasküler hastalıkları azaltmadaki etkisi, antioksidan aktivitesi ve besin metabolizmasını teşvik etmesiyle ilişkili olarak pek çok araştırmaya konu olmaktadır ve sirke tüketimi artmaktadır. Düzenli sirke kullanımının glisemi (kan şekeri) kontrolü sağlayabileceği, yemeklerden sonra meydana gelen hiperglisemiyi kontrol etmekte kullanılabileceği, sirkenin antibakteriyel özellikleri, sirkede bulunan fenolik maddelerin antioksidan, antitümör, antimutajenik ve antikarsinojenik ajanlar olarak sağlığımızı koruduğu yönünde pek çok araştırma mevcuttur.

Sirkenin kilo verme amaçlı diyetleri dolaylı yoldan, sporla birlikte desteklediği de çeşitli araştırmalarda konu edilmiştir. Günümüzde sirkenin bahsedilen faydalarından yararlanmak adına eczanelerde satılan sirke ekstraktları mevcuttur.

Tarih boyunca sirke pek çok tağşiş ve hileye de maruz kalmıştır. Sirke; asetik asit, kıvam artırıcılar, renk ve aroma maddeleriyle tağşiş edilebilmektedir. Bu nedenle doğal yöntemlerle üretilmiş sağlığa yararlı etkileri bulunan sirke ile yapay sirkenin birbirinden ayrılması amacıyla sirkenin bileşiminin tespiti önemlidir. Yapay sirkeler asetik asit fermentasyonu sırasında oluşan bazı yan ürünleri içermedikleri için analiz yöntemleriyle ayırt edilebilir.

Hammadde bileşimi sirke bileşimi üzerinde doğrudan etkilidir. Örneğin elma sirkesinde kullanılan elma; vitaminler, mineraller, fenolik maddeler, organik asitler ve antioksidan maddeler açısından zengindir. Bu meyve kullanılarak yapılan sirke de zengin besin öğelerine sahiptir. Sirke kalitesini etkileyen önemli ikinci faktör ise üretim yani fermentasyon yöntemidir. Geleneksel olarak üretilen sirkelerde yavaş yöntem kullanılır ve Nar Gourmet sirkeleri bu grup içinde yer alır.

Türk Mutfağı ve Baharatlar

osmanli-mutfagi

Baharat kelimesi, Arapça’dan gelen ve koku anlamına gelen “bahar” kelimesi çoğulu olarak dilimize girmiştir. Türkçe diline girdikten sonra ise “ıssı ot” anlamını almıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Uzak doğu’dan ve Hindistan’dan gelen baharatların diğer değerli ürünler ile beraber, Basra Körfezi ya da Kızıldeniz ile önce Mısır’a ulaşır ve sonra son durak olarak İstanbul’a gelip, Eminönü iskelesinin tam karşısında yer alan Mısır Çarşısında halka ve en önemli ve büyük tüketicilerinden olan saraya satılırdı.

Yemeklerde baharat kullanımı doğu ülkelerinde olduğu kadar Osmanlı sarayında da zenginliğin bir sembolu idi. Kullanılan baharatlar içinde Osmanlı mutfağının vazgeçilmezi olan karabiber ilk sırada yer almaktaydı. Özellikle 18. ve 19. Yüzyıllarda hemen hemen her etli yemeğin içine konulan karabiber, en pahalı baharatlardan biri sayılmaktaydı. Karabiberden sonra kullanımı en yaygın olan safran ise, yemeklere ve tatlılara koku ve tad vermesinin yanı sıra güzel bir renk de verirdi.

Lezzet veren, yemeklerde sık sık kullanılan diğer baharatlardan kimyon ve tarçın halen modern Türk mutfağında kullanılmasına rağmen, mideye hayli faydalı olan kişniş neredeyse hiç kullanılmamakta. Aynı şekilde Osmanlı mutfaklarında sıkça görülen zencefil, kakule, anason ve karanfil yine günümüz yemeklerinde pek sıklıkla karşımıza çıkmamaktadır.

Osmanlı mutfağında başlayıp günümüze kadar gelmesine baharatların kullanımı ile ilgili olarak en önemli nokta, kullanılan baharatların tıbbı faydalarından yola çıkar. Yemeklere bu baharatlar öncelikle tıbbı faydalarından dolayı, ikincilikle de verdikleri rayiha ve lezzet vermesi açısından eklenirdi. Ancak baharatların kullanımı her zaman çok ölçülü olmuş ve asla yemek içinde kullanılan malzemelerin lezzetinin önüne geçmemiş, tam tersine onların lezzetlerini desteklemiştir.